|
![]() |
#1 | ||
![]() Alıntı:
Öyle ya Türk olmayan şehid de olamaz. Gök tanrı öyle demiş ya. Ya da Türk olmayan savaşamaz orijini Türk olmayan herkes askerlik konusunda potansiyel özürlüdür. Sizin milliyetçilik dediğiniz şeye hep olumlu bakmaya çalışıyorum ama ırkçılık fışkırıyor çatlaklarından, görmemek için kör olmak lazım. Şehadetin ne manaya geldiğini, kimin nasıl şehit olduğunu Türk halkı da çok iyi bilir Türk vatandaşı kürtler de.. Bunları iyiniyetle söylediğini düşünüyorum ama farkında olmadan bir çatışmaya yol veriyorsun.Bir kürt vatandaşı "ne yani şehadete gitmek için Türk mü olmak lazım" dese bunu kimse sıradışı karşılayamaz.Bu çatışmaların boyutunun sadece fikir bazında kalmayacağı da açık.. Bir de şu "Türk olduğunu hissettirme" meselesi.. Yukarda da sordum cevap alamadım; faraza ben kürtüm (ki mesele değil), doğduğumda ailem kürtçe konuşuyordu, çevremde şalvarlı esmer insanlar vardı ve (göktanrı beni affetsin) kendimi bir türlü Türk gibi hissedemedim hadi bana Türk olduğumu hissettirsin birisi. Bİr yöntem olarak Alıntı:
Yani aslında bu kadar kolaymış: onlar da Türk biz de Türk bir mesele yok.Biz düşünemişiz.. Eğer dediğin doğruysa ne âlâ, kendisini Türk gibi hissediyordur öyle tanımlıyordur.Kültür milliyetçiliği, olabiliyorsa ne güzel.. O zaman neden "kürt meselesi" diye bir meselemiz var, neden doğudan oy almak isteyen liderlerin ağzından "Benim teyzem de kürtçe konuşurdu, benim 75 kürt milletvekilim var" gibi sözler ve vaatler işitiyoruz ? Ben ordaki insanların büyük bölümünün kendini Türk olarak tanımlamadığını düşünüyorum. Aksini iddia edenlere saygı duyarım ama bu nesnel bir durum gidip araştırmak, gözlemlemek yeterli olur.(inşallah, inanması zor olabilir bir kesimin ) Mesele şu ki yukardaki durumun (ordaki vatandaşların kendilerini nasıl tanımladığının) kendi istediği gibi olmasını isteyen modern adolflar var. Yöntemleri de Rusların Çeçenlere, Kırgızlara, uyguladığının aynısı... Önce "bu adamlar Türk" diyorlar. "Dur bakalım hemşerim benim ne olduğumu sen benden daha iyi mi bileceksin" karşılığını alıyorlar."Türk değilsen de Türk olacaksın"a başvurmakta hiç çekinmiyorlar ki mesele burda başlıyor.Burdan itibaren tiyatronun adı "ırkçılık", "kültür soykırımı", "gereksiz bir dejenere çabası" !.. Sonra "sen dağ Türküsün" baskısı "Türkiye Türklerindir" aşağılaması(Türkiye'yi ona kim verdiyse?) "ya sev ya terket" kovması(seni sözcü seçen kimse?) İşte komutanların itirafları.. "Haddini aşan herşey aksine rucû eder" Kötüniyetli, boş devlet hayali güden, bölücü kürt vatandaşlar yok mu? İlla ki.. Ama yukardaki zorbalık, gereksizlik tüm kürtlere isabet edip onları aksi istikamete çekiyor; "Madem bana dağ Türkü olduğumu dikte ediyorsun, gör bakalım nasıl oluyormuş dağların kürtü", "madem Türkiye Türklerindir, ben de kürdistan kurarım orası bizim olur hadi bakalım" "madem sevmediysem terkedeyim; peki, ama topraklarımızı da alırız." demesi için haksız, nankörce ama sosyoloji mantığı gereği "geçerli" gerekçe yaratılıyor.Bunu hesap edememek nasıl mümkün oluyor düşünmek lazım... Velhasıl sanal, yapma, garip yollardan ortak yan inşa etmeye çalışmaktansa ortak yanlarımızı vurgulayabilsek mesele çözüm rayına girecek.O ortak yanın da neler olduğu belli.Hele içlerinden birisi var ki o en güçlüsü, en mükemmeli ama birileri rahatsız oluyor tabii...
![]() |
|||
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|