|
|
#6 |
|
Affetmenin Müjdesi Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: “Rasulüllah (s.a.v.) ile beraber bulunuyorduk. Bir ara azı dişleri gülünecek şekilde gülümsedi. Sebebini sorduğumuzda şöyle buyurdular: “Ümmetimden iki kişi ALLAH (c.c.) ‘ın huzuruna gelirler. Birisi: -Ya Rab, benim bunda hakkım var; hakkımı bundan al, bana ver. ALLAHü Teâlâ da ötekine: - Hakkını ver, buyurur. Adam: -Yâ Rab, bende sevap nâmına bir şey kalmadı, der. Cenâb-ı Hak: - Baksana, bu adamın sevabı kalmadı, ne dersin? Buyurur. Adamcağız: - O halde benim günahlarımdan alsın der. Rasullah Efendimiz (s.a.v.) bunu anlatırken gözleri yaşardı ve “O gün büyük bir gündür. İnsan günahının alınmasını ister” dedi. Bunun üzerine ALLAHü Teâlâ hak sahibine: - Başını kaldır ve cennete bak, buyurur. Adamcağız: -Yâ Rab, inci ile işlenmiş, gümüşten apartmanlar ve altından köşkler görüyorum. Bunlar hangi peygamber, hangi sıddîk veya hangi şehitler içindir? der. ALLAHü Teâlâ: - Bunlar, bana ücretlerini verenler içindir, buyurur. Adamcağız: -Bunların hakkını kim ödeyebilir? Der. Hz. ALLAH: -Sen istersen bunlara sahip olabilirsin, buyurur. Adam, -Nasıl olur yâ Rab ? deyince, Cenâb-ı Hak: - Hakkını bu adama bağışlamakla, buyurur. Adam: -O halde ben bunu affettim, der. ALLAHü Teâlâ : -Arkadaşını al, beraberce cennete girin, buyurur. Sonra Resulüllah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “ALLAH’tan korkun, ALLAH’tan korkun ve siz de kendi aranızı düzeltin. Bakınız, bizzat Hz. ALLAH mü’minlerin arasını buluyor” Hadis-i Şerif |
|
|
|
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|