|
|
#3 | |
|
Alıntı:
Yorum için ben teşekkür ederim.. Aslında bu yazıyı paylaşmamım sebebi "içinde bulunduğumuz hal olması gereken haldir" düşüncesini sorgulamaktı ve yorumunuz bu açıdan nazarımca daha kıymetli oldu.. Yazıyı okurken yazarın şikayette bulunduğu hallerin, daha sonra içine "düşülen" ve sanki "düşülmesi gereken" bir hal olduğu fikri uyanmıştı zihnimde.. Yazı ilk anda "kendini sorgulama" ile başlarken, sonra "başka"sını sorgulama pozisyonu kazanıyor ve anlam değiştiriyor sanki.. Nefis sorgulamsı ile başlayıp, başkasını sorgulama ile devam eden, kendi içinde yaşanılan değişimleri "olması gereken" sınıfına yerleştiren bir yazı.. İnsan -malesef ki- siyasetin içine girdiğinde başka siyasetçileri, zengin olunca başka zenginleri eleştirmekle zamanını harcıyor ve bizatihi şahsını, nefsini ve aynaları unutuyor.. Bizim konumumuz doğru konumdur, biz zenginleştikçe zenginleşmek meşruu, biz siyaset yaptıkça doğru olan adım bizim adımımızmış gibi.. Ama hakikat öyle değil.. Biz bir yerlerdeyken de hakikat değişmiyor.. Hakikat hep aynı.. Ama biz bakmayı unutuyoruz.. Kendimizi sorgulamayı ihmal ediyoruz hep.. Belki de şu an biz de dışarıdan baktığımız için birşeyleri görebiliyoruz.. Belki birgün "içeride" olduğumuzda yanlış olarak gördüklerimiz, bugün gördüklerimiz olmayacak, bizim haricimizdekiler olacak.. Ve o zaman biz biz olmayacağız belki de.. selam ile.. |
||
|
|
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|