Siyaset Forum - Siyasetin Kalbi
Dış Gündem Dış Gündem ile ilgili tüm konuları burada paylaşıyoruz.



Cevapla
Stil
Seçenekler
 
Alt 03-15-2018, 10:22   #1
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info suriye

*Dımaşk ve Güney Suriye’de Dukak’ın 1104 te ölümüyle Dımaşk Atabegliği Börîlerin kurucusu Atabeg Tuğtegin’in eline geçti Cebelibahre’de Nusayrîler, Cebelisümmâk’ta Dürzîler, Batı ve Güney Suriye’de İsmâilîler gibi heterodoks unsurlar, Sünnî Selçuklular’la savaşıyordu Tuğtegin’in ölümünden 1128 de Dımaşk’a hâkim olan oğlu Böri bölgede Haçlılar’ın müttefiki Bâtınîler’le mücadele etti. Dımaşk’ı ele geçirmek isteyen Haçlılar’ı da yenmeyi başardı I. Haçlı Seferinde Antakya 1099 da işgal edildi Haçlılar Suriyeyi yağmaladı Lübnan’a girdi Lazkiye 1108’de Antakya Prinkepsliği’ne bağlandı. Suriye’nin iç kısımları Halep, Hama, Humus ve Dımaşk atabeyi börilerin elindeydi. Haçlılar, Suriye’nin sahil kesiminde hâkimiyet kurabildiler. *Halep ve çevresini ele geçiren Musul Atabegi İmâdüddin Zengî, Haçlılar’a karşı cihad ilân ederken 1130 da Suriye’nin güneyini Hama ve humusu topraklarına kattı.İmâdüddin Zengî’nin 1146 da ölümüyle Halep ve Kuzey Suriye’de hâkimiyet oğlu Nûreddin Zengî’nin eline geçti. II. Haçlı Seferi’nin ardından Suriye’deki etkinliği artan Nûreddin 1154 de Dımaşk’ı ele geçirerek Suriyeyi tek elde topladı. Suriyenin imarına katkıda bulundu Sünnî ulemâyı destekledi. Haçlılar’a ve heterodokslara karşı onlardan yararlandı. Suriye’nin güneyinde Salhad ve Busrâ İsmâilîler’in elindeydi. Suriye’nin çöl olan doğu kısmında ise Tay kabilesi Fâtımîler’le, ve Haçlılar’la anlaşarak hâkimiyetini devam ettiriyordu. 1157 de Suriye’nin kuzeyindeki deprem büyük hasara yol açtı.

*Nûreddin Zengî’nin 1174 ölümüyle zengilerde taht mücadelesi,başladı Mısır ve Suriye’yi birleştirmek isteyen Selâhaddîn-i Eyyûbî Ekim 1174’te Mısır’dan Suriye’ye hareket etti Dımaşk, Ba‘lebek, Humus, Hamayı ele geçirdi. 1183 te Halep’i alan Selâhaddin, Hittîn Savaşı’nda Haçlılar’ı yenilgiye uğratıp 1187 de Kudüs’ü fethetti Haçlı kalelerini fethetti 1193 te Selâhaddin’in ölümüyle Eyyûbî Devleti, Mısır ve Suriye’de kollara ayrıldı. Suriye’de Selâhaddin’in oğulları arasındaki hâkimiyeti el-Melikü’l-Âdil kazandı Haçlılar’la savaşılmadı Suriye’de ticaret gelişti Haçlılar Hama ve Humusa saldırdı el-Melikü’l-Kâmil Haçlılar’la anlaştı Suriye’deki Eyyûbî melikleri bağımsız hareket etmeye başladılar. *Eyyubiler döneminde el-Melikü’s-Sâlih devrinde suriyede merkezî idarenin otoritesi zayıfladı. Halep gibi beyliklerin merkezle ilişkisi kesildi. 1243 te Halep, Humus ve Dımaşk Anadolu Selçukluları’na katıldı.Suriye Eyyûbî melikleri Mısır’da 1250 de kurulan Memlük Devleti’ni tanımadılar ve Mısır sultanlığını almak için harekete geçtiler. Moğol tehlikesi ortaya çıkınca Abbâsî halifesi aracılığıyla antlaşma sağlandı Suriye’ye saldıran Moğollar Halep’i, ve Dımaşk’ı istilâ ettiler Suriyeye hâkim oldular. Aynicâlût Savaşı’nda 1260 da Moğollar’a ağır bir darbe vuruldu Memlükler, Suriyeyi ele geçirdiler. İtaat eden Eyyûbî emîrleri görevlerinde bıraktılar. Eyyûbî beylikleri varlıklarını XIV. yüzyıla kadar devam ettirdi

 

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 03-15-2018, 10:22   #2
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info suriye

*Memlük Sultanı Baybars Suriye’de Moğollar’a ve Haçlılar’a karşı başarılar kazandı suriyede idarî düzenlemeler yapıldı Haçlılar’ın Suriye’deki en önemli kalesi Hısnülekrâd alındı, Antakya Haçlı Prinkepsliği ortadan kaldırıldı, Trablus Haçlı Kontluğu ve Bâtınîler’in kaleleri fethedildi. Suriye’ye sığınan Türkmen ve Moğol kabilesi çeşitli merkezlere yerleştirildi. Kalavun 1281de Humus’ta İlhanlılar’a karşı büyük bir zafer kazandı. 1285 te Suriye’nin Akdeniz sahilindeki stratejik kalesi Merkab ve Lazkiye alındı. Haçlılar’ın elinde sadece Akkâ kalmıştı. Melikü’I-Eşref Akkâ’yı ele geçirerek bölgede iki yüzyıl devam eden Haçlı varlığına son verdi. Haçlılar’ın suriyeden çıkarılmasıyla Suriye’deki kaleler yıkıldı. *Memluklu Kalavun devrinde Suriye’ye hücum eden İlhanlı Sultanı Gāzân Han 1299 da Humus’u ele geçirdi Dımaşk’a saldıran İlhanlı kuvvetleri şehri tahrip etti şehir tekrar Memlükler’in hâkimiyetine geçti. Haçlılar’ın elindeki Suriye’nin Akdeniz sahilindeki tek adası Ervâd 1302 de fethedildi Memlük kuvvetleri, Suriye’ye saldıran İlhanlılar’ı Tedmür’de ve Mercüssuffer’de yenerek Suriye’den çıkardılar.Berkuk devrinde Suriye’de önemli karışıklıklar ve isyanlar çıktı. Malatya nâibi Mintaş ve Yelboğa isyanları yönetimi uğraştırdı. Dımaşk nâibi Tenem’in çıkardığı, Halep ve Hama nâiblerinin de desteğiyle büyüyen ayaklanma 1400 de zor bastırıldı Suriye büyük bir timur tehlikesiyle karşılaştı Timur Halep’i, ardından Dımaşk’ı işgal ve tahrip etti. İstikrar kayboldu, Suriye şehirleri isyanlar sebebiyle tahribata mâruz kaldı.

Memluk Sultanı Ferec, Suriye seferinde bir isyan sonucu 1412 de öldürüldü Suriye’deki syanlar Şeyh Mahmûdî tarafından bastırıldı
Memlükler döneminde Suriye yüksek rütbeli memlük emîrleri tarafından nâibliklere bölünmüştü. Dımaşk, Halep ve Hama nâibliklerinden en yüksek dereceli Dımaşk nâibi diğer nâiblerden sorumluydu. Memlükler veraset kuralına itibar etmedi sultan değişiminde nâibliklerde isyanlar çıktı Zengîler ve Eyyûbîler devrindeki ilmî hareket, Memlükler zamanında ileri bir seviyeye ulaştı.*Memlükler’in ilk döneminde Haçlılar ve Moğollar’la yapılan savaşlarda halka ağır vergiler yüklenmiş Suriyede ekonomik durum bozulmuştu. Haçlı ve Moğolların bertaraf edilmesiyle istikrar sağlandı ticaret canlandı suriyede kıtlık, salgın hastalıklar, kuraklık ve depremler yaşandı. 1349 daki veba salgını Suriye nüfusunu azaltdı ekonomi bozuldu XV. yüzyılda askerler arasında karışıklık çıktı halk isyanları başladı. Sultan Kansu Gavri zorluk çekti. Memlük-Osmanlı ilişkilerinin gerginleşmesiyle Suriye iki büyük devlet arasında çatışma bölgesi haline geldi. 24 Ağustos 1516’da Halep’in kuzeyinde Mercidâbık’ta Memlükler’e karşı büyük bir zafer kazanan Yavuz Sultan Selim Suriye’yi Osmanlı topraklarına kattı.
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-15-2018, 10:23   #3
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info suriye

*Suriyede Osmanlı Dönemi.*24 Ağustos 1516’da başladı Mercidâbık Savaşı’nın en önemli sonucu Eylül 1516’da Şam merkezli Suriye bölgesinin Osmanlı hâkimiyetine alınması oldu. Halep’e, ve Şam’a giren Sultan Selim, Suriye’de Memlük idaresine karışmadı. Şamda Muhyiddin İbnü’l-Arabî Camii ve Türbesi tamamlattırıldı gibi Mısır’da itaat arzeden ve Gazze, Safed, Kudüs, Kerek, Nablus’tan oluşan sancak beyiliğine eski Memlük nâiblerinden Canbirdi Gazâlî 15 Şubat 1518’de Şam beylerbeyiliğine tayin edildi. Canbirdi Gazâlî, Bikāa vadisi aşiret reisi İbn Haneş ve kabile isyanlarını bastırdı hac güzergâhının güvenliğini sağlayıp Memlük beylerini korumaya çalıştı. Sultan Selim’in vefatıyla Ekim 1520 de gönülsüzce bağlandığı Osmanlı Devleti’ne isyan etti. *Sultan selim döneminde kabile reislerinin ve Memlük beylerinin desteğiyle isyan eden canberdi gazali Şam’da hâkimiyeti sağladı. Beyrut ve Trablusşamda önemli şehirleri ele geçirdi Halep’i kuşattı. Osmanlı kuvvetlerine karşı duramayarak Şam’a döndü. adına hutbe okutup para bastırdı Emeviyye Camii’nde “el-melikü’l-eşref” unvanıyla bağımsızlık ilân etti. ulemânın ve esnafın desteğini sağlayamadı. Ferhad Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu 1521 de isyanı bastırdı. Can berdinin yerine şam beylerbeyi olarak Ayas Paşa atandı Sultan Selim Suriye, Filistin, Mısır ve Hicaz bölgelerini Arap vilâyeti adıyla teşkilâtlandırdı.

*Sultan selim döneminde Memlüklularda olduğu gibi Şam beylerbeyi Halep’i de içine alan geniş bir bölgeden sorumluydu. 1520’lerde Şam Adana ve Halep olmak üzere Gazze’ye uzanan bölgeyi içeren on beş sancaktan oluşuyordu. Canbirdi isyanından sonra şam teşkilâtlandırıldı, Halep ile Şam ayrı beylerbeyilik oldu. Şam eyaleti Şam’dan Gazze’ye uzanan bölgede merkez sancağıyla birlikte on dört sancaktan oluşuyordu. Trablusşam beylerbeyilik haline getirildi. Suriye Halep, Şam ve Trablusşam eyaletlerine ayrıldı. 1613 te kurulan Sayda eyaleti Abaza Hasan Paşa isyanının bastırılmasının ardından 1660’ta tekrar kuruldu.Osmanlı Devleti, XVI. yüzyıl boyunca Suriye’yi Osmanlı idaresine uygun bir yapıya kavuşturmaya çalıştı. *Suriye Mülkî ve askerî açıdan osmanlı merkezine bağlandıktan sonra dinî ve adlî teşkilâtlanmada Hanefî anlayışı oluşturuldu Sultan Selim Şam’da İbnü’l-Arabî Camiisini Sultan Süleyman 1559 da Mimar Sinan’a Süleymaniye Külliyesi’ni inşa ettirdi. Lala Paşa, Murad Paşa ve Koca Sinan Paşa XVI. yüzyılın güçlü Şam beylerbeyileri camiler, medreseler, hanlar ve kervansaraylar yaptırdı Halep Osmanlı idaresinde büyük bir gelişme gösterdi. Hüsrev Paşa ve Behram Paşa inşa faaliyetlerini sürdürdü. Trablusşam ticarî bir liman şehrine dönüştü.Suriye’de Osmanlı yönetiminin amacı iç güvenliği sağlayarak iktisadî ve ticarî hayatın sürmesi , ve bölgenin dinî ve ticarî hayatı hac kervanının düzenli biçimde Haremeyn’e gidiş ve dönüşünü temin etmekti.

*Devlete tehdit oluşturanlar bertaraf edildi devlete bağlı olanlara dokunulmadı. Osmanlılar, hac kervanı önceliğini Şam’a verdiler. hac kervanının güvenliği için Şam Mekke-Medine güzergâhında kale ve burçların sayısı arttırıldı.Gazâlî isyanının ardından Suriye’de XVII. yüzyılda Canbolatoğlu Ali isyanı çıktı Kilis Halep ve Şam’ı ele geçirmeye çalışıldı Canbolatoğlu Ali bölgeyi ele geçirdi hutbe okutup sikke kestirdi yabancı devletlerle bağımsız bir lider olarak temas kurdu. İsyanı 1607’de Kuyucu Murad Paşa bastırdı. 1659’da bastırılan Abaza Hasan isyan çıktı İsyan Halep merkezliydi Şam Valisi Ahmed Paşa ve yeniçeriler tarafından destekleniyordu vilâyetin ilişkilerini etkiledi Osmanlı askerî yapısı yeniden şekillendirildi. Şam’daki yeni Osmanlı ordusu,kuruldu isyana karışanlar Yeniçeri Ocağı’ndan çıkarıldı orduya yerliyye” adı verilen askerî birlikler merkezden gönderilen ve Şam Kalesime yerleştirilen kapıkulu askerlerinden meydana geldi. valilerin en önemli desteği kapıkulu askerî oldu.*XVIII. yüzyılda suriyede önemli değişiklikler oldu sık sık beylerbeyiliği tayinlerinin aksine makamını uzun süre muhafaza eden beylerbeyiler dönemi başladı. Nasuh Paşa zamanında sancak beylerine verilen hac emirliği görevi beylerbeyilerine verildi Osman Paşa’nın beylerbeyiliğinde Trablusşam beylerbeyiliğinden Şam beylerbeyiliğine tayin edilen İsmâil Paşa bölgenin el azm adlı yeni bir hânedana kavuşmasını sağladı. 1720’lerden 1800’lere kadar otuzdan fazla vezir ve beylerbeyi yetiştiren Azmzâdeler XVIII. yüzyılda Şam, Trablusşam ve Sayda Lazkiye ve Hama sancak beyliklerini ellerinde bulundurdular. 1730 da Patrona İsyanı’yla suriyede kargaşa dönemi başladı İsmâil Paşa görevden alındı kardeşi Süleyman Paşa iki dönem 1734-1739, 1741-1743 te Şam beylerbeyiliği yaptı ölünce yerine İsmâil Paşa’nın oğlu Esad Paşa geçti. 1743-1757 de beylerbeyilik ve emîrülhaclık yaptı şamda istikrarı sağladı ticarî ve ekonomik hayat canlandı.
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-16-2018, 09:31   #4
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info suriye

*Şubat 1956’da Sovyetler Suriye’ye silâh satışını başlattı. Haziran 1956’da Mısır cumhurbaşkanı Abdünnâsır’ın sosyalist politikalar izlemesi ve Batı yanlısı Irak’ı etkisizleştirme çabasıyla Şubat 1958’de Mısır ve Suriye Birleşik Arap Cumhuriyeti adı altında birleşti.devletin başkanı Abdünnâsır oldu. Baas nâsır liderliğiyle panarabizmi Arap ülkelerinin birliğe katılacağı umuyordu Baasın kapatılmasıyla Suriyeli politikacılar yönetimden dışlandıklarını düşündüler. Eylül 1961’de Suriye’de askerî ihtilâl gerçekleştirildi Birleşik Arap Cumhuriyeti sona erdi İhtilâlin ardından Baas Partisi büyük bir güç kaybına uğrarken bağımsızlar yönetimi ele geçirdiler ve Nâzım el-Kudsî’yi cumhurbaşkanı yaptılar.*Baas Partisi’nin panarabistleri ve subaylar arasında huzursuzluklar başladı ve 1962’de üç askerî ihtilâl teşebbüsü oldu. Mart 1963’te askerî darbeyle bağımsızların yönetimine son verildi Baas iktidara getirildi. ordunun siyasi etkisi arttı.Sünnî subaylar önemli ve kritik görevlerde bulundu Baasçı Alevî Nusayrî ve Dürzî olmak üzere gayri Sünnî subaylar getirildi. Baasçılarda etnik ve dinî kökenlere göre gruplaşmalar oluyordu.Şubat 1966 ihtilâli ile Salâh Cedîd ve Hâfız Esed iktidara geldi. 1967 Arap-İsrail savaşında İsrail, Suriye’nin su kaynaklarının bulunduğu Golan tepelerini işgal etti. Cedîd’in liderliğindeki Baasçılar’ın sivil kanadı ile Esed liderliğindeki askerî kanatda gerginlik başladı.

*Lazkiye’nin Kardaha köyünde bir Alevî çocuğu olarak dünyaya gelen, 1954’te Humus Askerî Akademisi’nden mezun olarak savaş pilotu olan, 1964’te Hava Kuvvetleri kumandanı 1966’da Savunma bakanlığı görevlerini sürdüren General Hâfız Esed, Kasım 1970’te askerî ihtilâlle iktidarı ele geçirdi. Mart 1971’de yedi yıl süreyle ilk cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi.1971’den 10 Haziran 2000 tarihinde ölümüne kadar yedişer yıl arayla yapılan her seçimde oyların tamamını alarak cumhurbaşkanı seçilen Hâfız Esed döneminde Baasçı ekonomi anlayışında esneklik sağlanarak özel sektörde siyasî istikrar ve ekonomik büyüme temin edilmeye çalışlıdı. Esed Sünnî müslümanların yönetimdeki etkisini sınırlandırıldı, *Hafız esed suriyede taşra kökenli ve gayri Sünnî bir yönetim kadrosu oluşturdu. Şam, Halep, Hama ve Humusta Müslüman Kardeşler Hama isyanını 1982 de çıkardı Suriye, İsraille mücadelede Lübnan üzerinde etkili oldu. İsraille mücadelede ordunun asker sayısı yükseltildi silâh gücü arttırıldı. Ekim 1973 te İsrail savaşında başarılar elde edildi Golan tepelerindeki İsrail işgali devam etti bölgenin en önemli şehri Kuneytıra, İsrail ordusu tarafından yaşanamaz hale getirildi. Aralık 1981’de İsrail Golan’ı ilhak ettiğini açıkladı. Suriye askerî gücü iç savaşta Lübnanda nüfuzunu kuvetlendirdi. Ancak Suriye’nin desteğiyle gerçekleşen Ekim 1989 Tâif Antlaşması’yla Lübnan’da iç savaşın sona ermesiyle Lübnan Başbakanı Harîrî Şubat 2005’te öldürüldü uluslararası baskıya direnemeyen Suriye Lübnan’daki askerlerini geri çekti. Lübnan siyasetindeki etkisi sürmektedir.Hâfız Esed’in ölümüyle oğlu Beşşâr 2001’de referandumla Suriye cumhurbaşkanı seçildi. 2003’te abd Irak’ı işgal etti suriye Amerikadan uzaklaşarak Türkiye ile yakınlaştı. Suriye 2008 de siyasî istikrar, demokratikleşme ve ekonomik büyümesini arttırmaya çalıştı İsrail ve Amerikaya karşı Türkiye İran Rusya ve Çin ile yakınlaştı
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-16-2018, 09:31   #5
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info
suriye KÜLTÜR ve MEDENİYET

*Fetihten Osmanlılar’a Kadar. Eski bir kültür ve medeniyet merkezi olan Suriye, islamdan önce önemini kaybetmişti. Bölgede Bizans’ın vasalı ana dilleri Arapça ve Ârâmîce’yi öğrenen Gassânîler Bizans etkisi ile Hıristiyanlığı kabul etmişlerdi. Suriye’de Hicazda olduğu gibi sadece şiirde gelişme yaşanmış ve şairler sarayca desteklenmiştir. Fetih ordularıyla Suriye’ye gelen sahâbîler İslâm’ın öğretilmesinde ve yayılmasında önemli rol üstlenmiştir. Dımaşk Valisi Yezîd in İslâm’ı öğretecek muallimler istemesiyle Hz. Ömer Muâz Ebü’d-Derdâ ve Ubâde b. Sâmit’i Suriye’ye göndermiştir*Suriye’ye yerleşen sahâbîler İslâm’ın öğretilmesinde büyük rol oynamış, ilk ilim halkaları kurulmuştur. en etkili sahâbî Dımaşk kadısı Derdâ’dır. Ebû Zer Ubeyd öne çıkan diğer isimlerdir. Hz. Osman Dımaşk’a Kur’an okutmak için Mugīreyi görevlendirmiştir. Suriye’deki camilerde ilim halkalarının ilk basamağını küttâb adı verilen, okuma yazmanın öğretildiği mektepler oluşturmaktaydı. İslâm’ın ilk yıllarında ilmî hayat dinî pratiklerle İslâm’ın öğretilmesine yönelik olarak Kur’an, fıkıh, hadis ve siyerdi Arap olmayanların İslâm’ı kabul etmesiyle Kur’an’ın okunması ve Arapça’ya dair çalışmalar başlamış ve giderek artmıştır.

*Emevîler döneminde gelişme gösteren kıraat ilminde Suriyeli âlimler önemli yer tutardı Yedi kıraat imamından biri olan İbn Âmir Ebü’d-Derdâ’nın talebesi Atıyye Suriye’de yetişmiştir. ez-Zührî hadis ve siyerde önemli rol oynamıştır. Emevîler devrinde Suriye, tahsilini Medine’de tamamlayan Halife Abdülazîz ve Ebû Müslim büyük fakihlerdir Suriye siyer çalışmalarında Medine’den sonra ikinci bölgedir Hz. Peygamber gazvelerinden bazılarını Suriyede gerçekleştirmiştir Tarih alanındaki ilk çalışmalarda fetihler konusuna önem verilmiştir. *Emevîler suriyede tarih çalışmalarına öncü olmuştur. Halife Abdülazîz, Dımaşkta Katâde’yi Ümeyye Camii’nde siyer ve megāzî anlatmakla görevlendirmiştir. Kelâm ilmini ortaya çıkartan Kaderiyye ve Cebriyye grupları oluşmuştur Dımaşkī ile Dirhem Suriye’de yaşamışlar ve görüşlerini yaymışlardır.Suriye’de tıp, kimya, felsefe astronomi tercümeleri yapılmıştır, Emevîlerin Humus Valisi Hâlid tarafından desteklenmiştir. İskenderiyeli bir rahip olan Maryânos Suriyede kimya, tıp ve astronomiyle ilgili kitaplar yazmış zengin bir kütüphane kurulmuştur
Dımaşk’ta rasathânede vardır Halife Velîd cüzzamlılar hastahane yaptırmıştır Medih ve hiciv gelişmiş, şiir siyasî propaganda aracına dönüşmüştür Emevîler devrinde Suriye’de sarayda önemli şairler yetişmiştir. hıristiyan Arap şairi Ahtal ile yönetimi savunan şiirler söyleyen Dımaşkī bunlardandır.

*Abbâsîler zamanında Suriye, İslâm’ın merkezi olma niteliğini kaybetmiş ilim seyahatlerinin yapıldığı bir bölge olmuştur. Emevîler’in son dönemiyle Abbâsîler’in ilk döneminde Suriye’de yetişen en önemli âlim Evzâiyye mezhebinin kurucusu fakih Evzâî’dir. Selef itikadının temsilcisi olan Evzâî Kaderiyye ve Cebriyye akımlarına karşı çıkmıştır. Abbâsîler devrinde Suriye’de Şâfiî ve Hanefî mezhepleri yayılmıştır. Suriye’de Şîa inancı Selemiyede öne çıkmaktadır. Evzâî’nin ardından ünlü hadis âlimleri arasında İsmâil b. Ayyâş ve Saîd b. Abdülazîz dikkat çekmektedir. VIII. yüzyılda Suriye’de öne çıkan fakihlerin başında Yahyâ b. Hamza Ebü’l-Muhâcir, Yahyâ el-Gassânî gelmektedir.*Suriyeli pek çok âlim ilim için gittikleri Bağdata yerleşmiştir. Irak, Mısır ve Endülüs’ten âlimler hadis almak üzere hadis âlimleriyle meşhur Suriye’ye gelmiştir. hadis âlimi ez-Zübeydî Dımaşk’ta uzun süre kalmış olan Ebû İshak önemli alimlerdir Abbâsî Devleti’nde şiir ve tarihçiler yetişmiştir. Hamdânîlerde Kuzey Suriye’de edebî hayat gelişmiştir. Bağdat’taki anarşi sebebiyle 941 de Suriye’ye göç eden Türk filozofu Fârâbî ömrünün son yıllarını Hamdânî hâkimiyetindeki Suriye’de geçirmiştir. Halep hatibi Nübâte şair Mütenebbî, ünlü Arap filozofu ve şairi Maarrî, Hamdânîler Suriye’sinin en önemli simalarıdır.
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-16-2018, 09:32   #6
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info
suriye KÜLTÜR ve MEDENİYET

*Fâtımîler, Kahire’de kurmuş oldukları dârülilmler Dımaşk, Halep gibi şehirlerde tesis etmişler Şîa propagandası yapmışlardır İslâm dünyasında yaygınlaşan medreseler Ehl-i sünnet kültürünü güçlendirmiştir. Suriye Selçukluları Dımaşk’ta ilk Hanefî medresesi Sâdıriyye Medresesi kurulmuştur Böriler sünni inancı devam ettirmiştir Dımaşk’ta beşi Hanefîler’e, biri Şâfiîler’e ait medreseler yaptırılmıştır. Halep’te Selçuklular tarafından 1116 da ilk medresenin inşasına başlanmış ve 1123 de Artuklular zamanında tamamlanmıştır. Sünnî medreseler sayesinde ilim ve fikir canlanmıştır. Halep Selçuklu Meliki Tutuş şehirde Bâtınîler için bir dârüdda yapılmasına izin vermiştir Nûreddin Zengî medrese geleneğini hızlandırmıştır
*Nurettin zengi Suriye’de Ehl-i sünneti canlandırmak için medrese yaptırmıştır. Dımaşk’ta ilk dârülhadis Nûriyye Dârülhadisi tıp eğitiminin verildiği ilk hastahane Bîmâristânü’n-Nûrî kurulmuştur Zengî Halep, Humus, Hama ve Ba‘lebek’te medreseler inşa ettirmiştir. Benî Ümeyye Camii, dârülhadis, Bîmâristânü’n-Nûrî ve Halep Ulucamii’nde zengin kütüphaneler oluşturulmuştur. Haçlı seferlerinde Suriye’de zayıflamış olan ilim ve düşünce hayatı Nûreddin Zengî’nin katkılarıyla önemli bir gelişme göstermiştir. medreseler ve vakıflara âlimler ilim adamları Suriye’ye gelmiş,ve yerleşmiştir. Bu Suriye’de yetişen tarihçiler arasında en önemlileri İbnü’l-Kalânisî ve Ebü’l-Kāsım dır

*Suriyeye Âlimlerin gelişi Selâhaddîn-i Eyyûbî döneminde hızlanmıştır Selâhaddin’ âlim ve devlet adamlarını korumuştur Eyyûbî, Sünnîliği güçlendirmiştir. Fâtımîlerin Bâtınî mezhepleriyle mücadele için dört Sünnî medreseler kurmuştur. dârülhadis ve dârülkur’an adlı ihtisas medreselerini yaptırmıştır. hankah, ribât ve zâviyelerin sayısı artmıştır. tasavvufî ve ilimler okutulmuştur Suriye’de Eyyûbîlerden sonra da pek çok medrese açılmıştır. Dımaşk’ta Azîziyye, Âdiliyye, Eşrefiyye dârülhadisleriyle ed-Dahvâr’ın tıp medresesi sayılabilir. *sadece Halep’te on beşten fazla fıkıh medresesinin vardı Şehirde kütüphaneler gelişmiştir. Eyyûbîler döneminde vahdet-i vücûd felsefesinin en büyük mümessili Muhyiddin İbnü’l-Arabî, İbnü’l-Hanbelî, önemlidir. Eyyûbîler zamanında Suriye’de tarihçilik gelişmiştir. Eyyûbîler tarihçilere destek vermiştir Felsefe, matematik, astronomi ve tıp alanlarında önemli ilim çalışmaları yapılmıştır İlme büyük destek veren Memlük sultanları, Dımaşk ve Suriyede cami, medrese, hankah ve ribât inşa ettirerek zengin vakıflar kurmuştur dört mezhebe ait fıkıh medreselerinin sayısı büyük rakamlara ulaşmıştır.

*Memlükler devrinde özellikle hadis alanında ilmî merkezi Dımaşktır medrese sayısı 150’nin üzerindedir eğitim ve öğretim cami türbe hankah, ribât ve zâviyelerde devam etmiş medreselerde dinî ilimler ve tıb öğretilmiş Halep ilim merkezi haline gelmiştir Moğol istilâsıyla Anadolu, Irak ve İran’da sıkıntılı bir dönem yaşanmıştır Endülüs ve Kuzey Afrika’dan gelen İslâm ulemâsının Suriyeye yerleşmesiyle bölgede ilmî hareket canlanmıştır Memlükler döneminde Suriye’de medreseler yaygınlaşmış ilim çok ileri seviyeye ulaşmıştır din Arap dili ve edebiyatı, tarih ve terâcimde görülmemiş derecede eser telif edilmiş,ilmî harekete en çok katkıda bulunan şehir Dımaşk olmuştur, *Memluk devirinde Suriye’de dinî ilimlerde çok sayıda âlim yetişmiştir. Kıraat alanında Dımaşklı İbnü’l-Cezerî, tarihçi ve müfessir İbn Kesîrdir Suriye’de önemli dilciler yetişmiştir. Nûreddin Zengî’nin yaptırdığı hastahanelere ilâve olarak yeni hastahaneler inşa ettirmiştir. Memlük dönemi Suriye’si Mısır’la birlikte İslâm tarihçiliğinin zirvesini teşkil eder. ansiklopedist veya derlemeci âlimler pek çok eser telif etmiştir.
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-16-2018, 09:33   #7
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info
suriye KÜLTÜR ve MEDENİYET

*Osmanlılar döneminde Suriye’de ilmî ve fikrî hayatta Memlük dönemi devam ettirilmiştir Arap edebiyatı çöküş devri yaşamıştır Arap bölgelerinin Osmanlı hâkimiyetine geçmesiyle ilim ve kültür hayatı başşehir İstanbul’a kaymıştır Suriye’de ki
Suriye’deki Memlük medreseleri eğitim faaliyetini sürdürmüş Osmanlı sultanları ve beylerbeyileri yeni medreseler açmış ve medreselere müdahale edilmemiştir. medreselere Türk yöneticiler tayin edilmiş , müderrisler mahallî ulemâdan seçilmiştir Suriyeli âlimler müderris olarak görev almak ve üst bir görev için İstanbul’a gidiyorlardı. Suriye’ye tayin edilen Türk idarecileri mahallî ulemâ ile dost olmuş derslere katılmışlardır. Osmanlılar döneminde Dımaşk, Halep Suriye’nin büyük şehirleri ve merkezdir*Muhammed el-Makkarî Dımaşkta büyük ilgiyle karşılanmış ve Emeviyye Camii’nde Dımaşk ulemâsıyla dersler vermişti, Suriyeli talebeler ve âlimler İstanbul, Kahire, Bağdat, Mekke ve Medine gibi şehirlere ilim amacıyla gidiyorlardı.XIX. yüzyılda modern eğitim kurumları açılmadan eğitim ve öğretim medrese cami, tekke, hankah ve türbelerle âlimlerin evlerinde yapılıyordu. Camilerdeki dersler halka açıktı. Suriye’nin en saygın ilmî kurumu Dımaşk’taki Emeviyye Camii ile Sultan Süleyman’ın Mimar Sinan’a inşa ettirdiği Süleymaniye Külliyesidir. Medreselerde İslâmî ilimler astronomi, tıp, felsefe matematik okutuluyordu. Osmanlı dönemindeki ünlü medreseler Âdiliyye, Berrâniyye, Fârisiyye, Takviyye, Cevvâniyye, medreseleridir.

*Osmanlı âlimleri fıkıh, hadis, tefsir gibi İslâmî ilimlerin yanı sıra tabii bilimlerde bilgi sahibiydi. Şam’da Gazzî ailesi şahsiyet tefsir, kıraat ve fıkıh alimiydi bu ailenin en önemli âlimi Bedreddin el-Gazzî’dir. Çivizâde Mehmed Efendi, Bostanzâde Mehmed Efendi, Şam’a gidip ondan ders almışlardı. Bu durum İstanbul-Şam arasındaki ilmî bağı kuvvetlendirmişdir. Bedreddin el-Gazzî’nin oğlu el-Kevâkibü’s-Berrâniyye Medresesi müderrisi hem de Emeviyye Camii imamıydı. Gazzî ailesi pek çok âlim çıkarmıştır. Nablusî ailesi Şam ulemâsı arasında zikredilmektedir*Osmanlılar döneminde Suriye’de tarih ve terâcimde pek çok âlim yetişmiştir. İslâmî ilimlerde yetişenler padişah tarafından İstanbul’a davet edilerek iltifat görmüş ve çeşitli görevlere tayin edilmiştir. Emeviyye Camii’nde tıp dersleri verilmektedir. Suriyede XVIII. yüzyılda Avrupalılar’ın desteğiyle misyoner okulları ve cemaat mektepleri açılmış hıristiyan halk tarafından kabul görmüştür Bunların ilki Dımaşk’ta hıristiyanlar tarafından 1775’te açılan Lazarist misyoner okuludur. Daha sonra Beyrut Amerikan Üniversitesi’ne dönüşecek olan Suriye Protestan Kolejidir düşünce adamları Osmanlı karşıtı muhalefet hareketine destek vermiştir. 1833-1840 yıllarında İbrâhim Paşa Suriye’de pek çok misyoner okulu açtırmıştır.

*1879’da Midhat Paşa’nın el-Cem‘iyyetü’l-hayriyye’yi kurmasıyla on okul açılmış, okullar devlet okuluna dönüştürülmüştür. XIX. yüzyılın sonunda Suriye’de devlet okullarının sayısı artmıştır. dinî eğitim ve tabii bilimler de okutulmuştur medreselerin yanında modern eğitim mektepleri ve misyoner okulları eğitim vermiştir II. Abdülhamid döneminde Suriye, Selefî hareketin merkezidir Selefî âlimleri Suriye’de Osmanlılar’a karşı muhalefet hareketinin mihveri konumundaydı. Suriye’deki en önemli tasavvufî hareket Hânî ailesinden şeyhlerin liderliğindeki Nakşibendîliğin Hâlidiyye koludur.
Suriye’de ilk matbaa Halepli hıristiyanlar tarafından XVIII. yüzyılın hemen başlarında kurulmuş Arapça dinî kitaplar yayımlanmıştır.*Mısırlılar’ın hâkimiyetinde Suriye’de matbaalar açılmıştır. 1864 te Osmanlılar Suriye’de ilk matbaayı kurmuştur. Ardından gazeteler Arapça ve Türkçe yayımlanmış matbaalarda pek çok eser basılmıştır. Arap dünyasında yayınlar Mısır’dan sonra ilk defa Suriye’de çıkmış XIX. yüzyılın ikinci yarısında İlk gazeteler misyonerlerce çıkarılmıştır. çoğunlukla Lübnan’da yayımlanmaktaydı. Suriye’de ilk resmî vilâyet gazetesi 1865’te neşir hayatına başlayan Sûriyye’dir. Bunu Halep’teki el-Furât gazetesi takip etmiştir. Halep’te 1867’de yayımlanan diğer gazete Ġadîrü’l-Furât’tır. Aynı yıl Dımaşk’ta eş-Şâm adlı ilk özel gazete çıkmış, bunu 1878’de çıkan ed-Dımaşķ takip etmiştir.
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-16-2018, 09:33   #8
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info
suriye KÜLTÜR ve MEDENİYET


Abdurrahman b. Ahmed el-Kevâkibî’nin Hâşim Attâr ile birlikte 1877’de neşrettiği eş-Şehbâ Halep’te yayımlanan Arapça ilk gazetedir. II. Meşrutiyette Suriye’de basın yayın genişlemiştir. Bu yayınlardan en meşhuru Kürd Ali’nin 1906’da Mısır’da çıkarıp Şam’da neşrettiği Muķtebes adlı edebiyat dergisidir. Arap milliyetçileri İttihat ve Terakkî, yönetiminde Suriye’de el-Müşkât adında bir gazete çıkarmaktaydı. Cemal Paşa 1916’da eş-Şarķ ı yayınlamıştır. Halep’te Fransız mandası döneminde, el-Mîzân dergilerini çıkarmıştır

1903’te Osmanlılar, Şam Tıp Fakültesi’ni açmış, bunu 1919’da Dımaşk Üniversitesi’nin temelini oluşturan Dımaşk Hukuk Fakültesi izlemiştir. Bu okul Tıp Fakültesi’yle birlikte 1923’te Suriye Üniversitesi’ni oluşturmuş, Suriye Üniversitesi 1958’de Dımaşk Üniversitesi’ne dönüşmüştür. Fransız mandasında devlet okulları ve yabancı okullar varlıklarını sürdürmüştür 1946’da Suriye’nin bağımsızlığını kazanmasıyla millî eğitime önem verilmiştir. Halep Üniversitesi 1958’de açılmış, 1971’de Lazkiye’de Tişrîn, 1979’da Humus’ta Ba‘s Üniversitesi kurulmuştur. 2000 den itibaren liberal Suriye’de devlet üniversiteleri ve özel üniversiteler açılmış gazete ve televizyonlara müsaade edilmiştir.

Tâhir el-Cezâirî tarafından Suriye’nin ilk halk kütüphanesi olarak 1881’de kurulan Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyyedir Zâhiriyye’deki el yazmaları 1984’te Dımaşk’ta Suriye Millî Kütüphanesi’ne nakledilmiştir. Şam’da Kürd Ali başkanlığında 1919’da el-Mecmau’l-ilmiyyü’l-Arabî adıyla oluşturulan ilmî müessese Suriye’de Arap dili ve edebiyatının canlanmasında rol oynamıştır. Bu kurumun çıkardığı Mecelletü Mecma Suriye’nin yayın hayatı devam eden en saygın dergilerindendir. Fransız hâkimiyetinde 1922 de Institut Français kurulmuştur. Suriye XIX. yüzyıl sonları ile XX. yüzyılda şair ve edipler yetiştirmiştir.
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




2007-2026 © Siyaset Forum lisanslı bir markadır tüm içerik hakları saklıdır ve izinsiz kopyalanamaz, dağıtılamaz.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi ve görüşlerinizi " iletişim " adresinden bize gönderirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır.


Bulut Sunucu Hosting ve Alan adı