|
![]() |
#1 | ||
![]() Alıntı:
Bu zatların her biri iman ehli ehl-i sünnet ve rehber insanlardır Onlara SAPKIN insan YAFTASI vurmak ancak senin SAPKINLIĞIN olur Bak Gülen hocaefendi de bu konuda ne söylemiş Alıntı:
![]() Konu NûN tarafından (01-25-2010 Saat 23:41 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Hakaret yok, lütfen... |
|||
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 | |
![]() Alıntı:
Konu NûN tarafından (01-25-2010 Saat 23:44 ) değiştirilmiştir.. |
||
![]() |
![]() |
#3 | |
![]() Alıntı:
Demek ki neymiş SAPKIN insanlar yaftası vurmadan önce düşüneceksin Falan alimler filan bilmem neler Bediüzzaman falan hoca filan camii imamı değildir ayrıyeten Onlar da kendi görüşlerini dile getirmiş Hz.Peygamberin hadisleri ve sözleri herkesin anlayabileceği lisan ve temsiller ile anlatması gizli bir bilgi değildir. 1400 yıl önce ki insanların anlayabileceği bir lisan kullanması heralde anlaşlılır "ATA binecek" sözünü şimdi al da yorumla At devrin en modern bineği Belki ata binecek sözü bir temsil ki en modern yöntemleri kullanacak demek olabilir pekala.... |
||
![]() |
![]() |
#4 | |
![]() Alıntı:
|
||
![]() |
![]() |
#5 |
![]() Bediüzzaman`ın Hz. İsa`nın nüzulü ile ilgili yorumu
![]() Şili-Güney Amerika`dan e-posta ile şu mesajı geçti Ali Rıza Ilıman: `Hz. İsa(as) hakkındaki yazılarınızı ilgiyle izlemekteyim. Hz. İsa`nın (as) tekrar dünyaya gelmesi hadisesi sadece hadislere dayandırılmıyor. Kur`an-ı Kerim`de konuyla ilgili sure ve ayetleri de belirtirseniz daha iyi olur. Saygılarımla.` Sanırım gözden kaçmış; 2 Nisan 2006`da `Kur`an`da Hz. İsa`nın (as) nüzulü` başlıklı yazımızla bu meseleyi ele almıştık. Oraya bakılabilir. Kur`an`ın beyanları ve diğer hadis-i şeriflerin ışığında, `Ahirzamanda Hazret-i İsa (as) gelecek, şeriat-i Muhammediye ile amel edecek`1 mealindeki hadisi yorumlayan Bediüzzaman çarpıcı değerlendirmelerde bulunur: Ahirzamanda, tabiat felsefesinin ortaya çıkardığı Allah`ı inkar cereyanına karşı, Hıristiyanlık tasaffi ederek, hurafelerden sıyrılıp İslamiyet`e inkılab edecek; Hıristiyanlığın manevi şahsiyeti semavi vahyin kılıcıyla o müthiş dinsizliğin manevi şahsiyetini öldürecek. İsa (as) da, Hıristiyanlığı temsil ederek, dinsizliği temsil eden Deccalı öldürür.2 Deccalı öldürmesi, Allah`ı inkar fikrini öldüreceği anlamındadır. Keza, ahirzamanda dinsizliğin iki akımının kuvvet bulacağına işaret eder: Bunlardan birisi, `nifak` perdesi altında hareket edecek ve İslamın hükümlerinin tahribine çalışacaktır. Ona karşı `Mehdi` çıkacak ve münafıkane olan bu hareketi ortadan kaldıracaktır. Yani, nifak perdesi altında İslamı tahrip etmeye çalışan bu kimselerin tahriplerinin önüne geçecektir. Bunu yaparken de tahrip hangi vasıtalarla olmuşsa, tamir de aynı metodla olacaktır. Tahrip bilim, özellikle fen bilimleri ve eğitim yoluyla olduğu için tamir de aynı şekilde olması aklın da zaruriyatındandır. Ahirzamanda kuvvet bulacak dinsizliğin ikinci kuvveti ise, tabiat felsefesi ve materyalizmden doğacak ve yayılacak olan Allah`ı inkar cereyanıdır. Yani tabiatın yaratıcı olduğu, her şeyin kendi kendine, tesadüfen meydana geldiği düşüncesi insanlar arasında yayılacaktır. Bunu kişiler, ekoller, felsefi akımlar yapacaktır. Kur`an`la, insan hak ve hürriyetleriyle barışık olmayan tüm seküler, tabiatçı, ateist felsefi akımlar, kişiler veya tüzel kişiler, yani, `Deccalizm`in müntesipleri, birer küçük Nemrut hükmünde nefislerine `Rab`lık verdikleri ve dinsizlik faaliyetlerinin organizeli bir şekilde arttığı bir zamanda, Hz. İsa`nın (as) manevi şahsiyetinden ibaret olan `Hakiki İsevilik` dini ortaya çıkar, yani `Rahmet-i ilahiye semasından` nüzul eder. Hıristiyanlık, hurafelerden sıyrılır ve İslam hakikatleri ile birleşir. Hıristiyanlık manen bir nevi İslamiyete dönüşür. `Hak Din` bu iltihak neticesinde büyük bir güç elde eder. Bediüzzaman bütün bunları söylerken semavat aleminde beşeri cismiyle beraber bulunan Hz. İsa`nın o `hak din` cereyanının başına geçeceğini, yani bizzat da geleceğini kabul eder. Ona göre; her şeye kadir olan Allah, Peygamberimize (asm) haber verdiğine göre bunu mutlaka gerçekleştirecektir. Hakim-i Mutlak olan Rabbimizin birçok varlığı görevlendirerek semadan gönderdiğine işaret eden Bediüzzaman, Hz. İsa dinine ait en mühim bir hüsn-ü hatimesi için, değil dünya semasında cesediyle bulunması ve hayatta olması, belki alem-i ahiretin en uzak köşesine gitseydi ve hakikaten ölseydi, yine şöyle büyük bir netice için Hazret-i İsa`ya yeniden ceset giydirip dünyaya göndermesinin, o Hakim`in hikmetinden uzak olmadığını söyler. Belki onun hikmeti öyle gerektirdiği için vaad etmiş ve vaad ettiği için elbette gönderecek3 şeklinde değerlendirir. Yalnız, herkes tarafından tanınmayacağını, herkesin gerçekten onun hakiki İsa olduğunu bilmeyeceğini, ancak ona yakın olan seçkinler iman nuruyla onu tanıyabileceği4 yorumunu yapar ve ilave eder: Hatta, Süfyan ve Deccal gibi `eşhas-ı müthişe` kendileri dahi kendilerini bilmezler.5 Dipnotlar: 1- Sahih-i Buhari, 4:205; Sahih-i Müslim, 1:136; Fethü`l-Kebir, 2:335; 2- Mektubat, s. 6; 3- Age, s. 60; 4-Age, s. 53-54; 5-Şualar, s. 498 08.04.2006 E-Posta: fersadoglu@ttnet.net.tr |
|
![]() |
![]() |
#6 | |
![]() Hz. İsa'nın şahsen nüzûlünü, Cenâb-ı Hakk'ın hikmetine aykırı bularak, bu nüzûla 'şahs-ı mânevî' nüzûlü olarak bakmışlardır. Bazıları da âyet ve hadisleri daha değişik şekilde te'vil etmişlerdir. Günümüz âlimlerinden Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri ise, daha farklı bir yorumda bulunarak Hz. Mesih'in nüzûlünün şahsen olacağını nefyetmemekle beraber, daha çok şahs-ı mânevî üzerinde durmuş ve Hz. Mesih'in nüzûlünü, Hıristiyanlık âleminin İslâm'a iktida etmesi şeklinde anlamıştır.
Üstad, temelde meseleye böyle yaklaşırken, nüzûl keyfiyetiyle alâkalı hadislerde zikredilen Şam'da Ak Minare'ye inmesi, bir atın üzerine binmesi.. vb. hususlarda da kat'iyen tafsilata girmemiştir. Bu konuda zannediyorum sadece o değil; daha başka muhakkikler de, sû-i istimale yol açar ve ileride büyük bir yalan olarak yüzümüze çarpılır düşüncesiyle, her zaman dikkatli davranmış ve bu türlü konularda gereksiz yorumlara girmemişlerdir; girmemişlerdir zira bilinen bir gerçektir ki Efendimiz (sav), gaybtan verdiği haberlerde, açık ve herkesin anlayabileceği bir dil kullanmamış; aksine olay ve hâdiseleri bir temsil ya da müteşabih bir ifadeyle anlatmıştır. Hem Üstad, hem de diğer muhakkikîn, Hz. Mesih'in nüzûlüyle alâkalı bir kısım müteşabih, ya da muğlak ifadelerin, bazı ravilerin tevili olduğu ve yine bir takım isimlerin de onlar tarafından hadise sokulduğu görüşündedirler. Dolayısıyla da, hadiste geçen Şam, minare, at.. vb. isimler, bu çerçevede değerlendirilebilir. http://tr.fgulen.com/content/view/3282/18/ Yani hem Bediüzzaman hem Gülen Şam da Ak minareye inecek bir hz.isa ifadelerine çok itiabr etmemişlerdir Yok eğer bu tür ifadeleri dinin bir emri ve gereği olarak görenler var ise onları ŞAM'da Ak Minare nöbetine davet edebiliriz.. Alıntı:
Üstad 3 farklı görüşüde aktarmış ancak kendi görüşünü de söylemeden geçmemişdir Kendi görüşü ise açık |
||
![]() |
![]() |
#7 |
![]() benhur ortaya ehli sünnet dışı bir görüş ortaya atmış...kim karşı çıkarsa hakaret edip duruyor...bu kişinin amacı forumda fitne ve fesat yaymak ise..yöneticileri göreve çağırıyorum...
|
|
![]() |
![]() |
#8 |
![]() hakaret ettiyse cevabını da aldı yanıtlardan belli benim senin uydurman dedi cevabını verdik
|
|
![]() |
![]() |
#9 |
![]() yani buna inanmak bu kadar zormu ne diyolar efendim gözünden ışık saçan araba olurmu olur araba yokmu farları yokmu sonra diyolarki kanatları 30 metre uçan eşşek olurmu olur uçak çok açık şeyler bunlar aslında.hatta bir ayette diyorki"allah binek ve süs eşyası olarak katırı yarattı ve daha neler yaratacak o"şimdi bu ayette otomobilin bulunacağı çok açık değilmi.ee buna örnek verirkende katır yani bir hayvandan örnek veriyor.
şimdi mehdi ile mesihin şahsı manevi olduğunu söyleyenler bu hadisleri imkansız olarak gördükleri için bu iddayı atıyor.eğerki peygamberimiz ozaman araba deseydi kimse inanmazdıki.kim inanır bir araç çıkacak ve uçacak dünyanın bi ucundan öbür ucuna bir günde gideceğine ozamanlar.yani aslında bu mucize gibi görünen şeylerin hepsi bugünlere birer örnektiir.mesela diyorki bir bağaracak tüm dünya duyacak.ee bu hiç olabilirmi bu şahsı manevidir.olur tabikide televizyon yokmu?obamanın seçildiğini tüm dünya gördü örneğin.mehdide birşey söylediği zaman veya isa(a.s)herkes duyar.bunda inanılmayacak ne var bunları anlamak mümkün değil |
|
![]() |
![]() |
#10 | |
![]() Alıntı:
bak sen hele Sen ehl- sünnetsin ben değilim Sen ŞAM da AK MİNAREYE inecek ve ATA binecek bir MESİH bekliyorken EHL-İ SÜNNET oluyorsun ben ehl- sünnet olmuyorum Zaten ehl-i sünneti de kendinize benzettiniz Bediüzzaman gibi bir zat'ın bu konuda ki fikirleri benim için önemlidir yol göstericidir.Siz istediğinize inanabilirsiniz. Peygamberin hadislerini sözcük manası ile algıyayan dar düşüncelere ne izah edebilirsiniz ki "dünya öküzün boynuzları arasındadır" şeklinde ki sözler için öküz ile dünya arasında fiziki bağ ararsınız sizler Benim ne dediğim gayet açık. Hz.İsa Risale-i Nurlar da da behsi geçtiği gibi İslyas a.s ile hz.isa da başka bir tabaka-i hayat sürmektedirler. Hz.İSANIN bedeni ile dünyaya geleceğini ve tekrar bir hayat yaşayacağını ve tekrar öleceğini açıkça ifade eden ayet söz konusu değil Hz.Peygamber 1400 yıl evvel bugünleri ifede ederken herkezin anlayacağı bir lisan kullanmıştır ki o lisan temsil ile anlatmaktır. |
||
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
Seçenekler | |
Stil | |
|
|