Siyaset Forum - Siyasetin Kalbi
Köşe Yazıları Köşe yazıları burada paylaşılıyor.



Cevapla
Stil
Seçenekler
 
Alt 04-11-2018, 07:06   #1
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak ahmetşimşirgil.com yavuz han

*Sultan Selim zenbili ali efendinin nasihatleriyle istanbuldaki defterdarların katlinden vazgeçmişti Müfti zenbilli Efendi* Padişahım ahiretiniz ile ilgili hizmeti yerine getirdim. Mürüvvetle ilgili bir sözüm daha var” dedi. Affettiğiniz kulların, vazifelerinden ayrılıp muhtaç kalmaları el açmaları padişahlığın şanına layık mıdır? Diyince Padişah onun şefaatini kabul edip, istanbul defterdarlarını göreve iade etti
*Selim Han Edirne’ye gelişinde Şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi onu uğurlamaya geldi dört yüz kişinin elleri bağlıydı. niçin ellerinin bağlı olduğunu* sordu. ‘Padişah ülkede ipeği yasaklamıştı. Bunlar yasağa uymadıkları için cezalandırılacaklar’ dediler.Zenbilli Ali Efendi, Selim Han’a emrine katılmadığını ve İnsanların üçte birini yola getirmek için üçte ikisini yok etmek mübah değil midir?” diye sordu. Padişah hükümdarın buyruğuna karşı gelmek kargaşadır padişah ki emri memleketinde geçmeye,* ülkesinin çökmesi pek yakındır.” dedi.

*Sultan Selim ipeği yasaklamıştı ipek satan 400 kişi cezalandırılacaktı şeyhülislam zenbilli Ali* Efendi padişahı uyarınca Padişah hiddetlendi“Senin saltanatta söz söylemen vazifen değildir. İşine bak!” dedi. Zenbilli Ali Efendi üzülmüş ve Bu husus ahiret işlerindendir ve vazifemdir. katle büyük vebal vardır” diyerek selam vermeden hiddetle padişahın yanından ayrıldı.
padişahın gazap* köpürdü kızgınlığını bastırıp* tutukluları af ederek İslamiyet’e bağlılığını herkese göstermiş oldu.*Sultan Selim Zenbilli Ali Efendi’ye Rumeli ve Anadolu kazaskerliğini verdi. Sultan Selim şöyle diyordu Dini meselelerdeki titizliğin dürüstlüğün ile insaf ve anlayıştaki olgunluğun bilinmekle kazaskerliği sana verdim her doğru söze kulağımı kabarttım Zenbilli Ali Efendi ise padişaha şu cevabı yazdı.Eşi olmayan padişahımın emrine uymanın* görev olduğu bilinmekte ve âlimlerin zihinlerine nakşedilmiştir lâkin hükmetmemek için Rabbime söz vermiştim. ahdimizi korumak yüzünden,* kusurumuzu af buyurmak, duacı kulunuzun en büyük ricasıdır. Ümit ederim ki, padişahımın affı olmuş ola.”diyerek görevi reddetti

*Selim han Dini* korumak için mal ve mevkiden kaçan büyük alime zenbilli Ali efendiye son derece hürmetkardı ve ona duacıydı Selim Han celalli bir padişahtı hukuk ve dine bağlıydı Selim Han
âlimlerle latifeler yapmaktan da geri durmazdı. Mısır fethettiğinde Hasan Can’a rüyada* Bedahşi hazretleri beyaz kepenek giymiş üstüne kuşak bağlamıştı.yolculuğa çıkacağını söyleyip vedalaştı. Hasan Can rüyayı şöyle tabir etti Bu durum şeyhin göç ettiğine delildir. pîr-i fanilerin yolculuğu ahiret seferi için vedalaşmalarına* ol işarettir” dedi. Selim huzursuzlanmıştı. gazaplanarak Rüya yoruma bağlıdır Şeyh’e bir hal olursa, tabirinin etkisine bağlarız. Cezalandırılmayı hak edersin” dedi.
*Hasan Can* padişahı incittiğinden üzülmüştü. padişah, hocası Halimi Efendiyede rüyasını nakletti ve: hocama bir hâl olursa Hasan Can ne eyler, Cezalandırılması gerekmez mi?” dedi. Hasan Can Utancından başını eğdi Padişahım düş geceniz* kaydolunsun.* şeyhe bir hal olmuş ise düş Önce ise cezama ferman buyrula” dedi.Selim Han rüyasının gecesini yazdılar.Birkaç gün sonra şeyh rahmet diyarına göçtü Selim Han’ın gördüğü rüya Muhammed Bedahşi’nin vefat* gecesine rastladı rüyayı doğru yorumlayan* Hasan Can kıymetli bir hilat ve iki yüz dinar altın hediye ile sevindirdiler.

 

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 04-11-2018, 07:07   #2
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak ahmetşimşirgil.com yavuz han

*Muhammed Bedahşi hazretleri Şam’ın ileri gelenlerini huzuruna çağırmış sultan selim için şöyle diyordu Ey Şam-ı şerifin* halkı! uğurlu ve kutlu padişahı* kerem sahibi yüce yaradan göndermiştir. Hakk’tan bir rahmettir. Zalim idarecilerin elinden sizi kurtardı. merhametli bakışlarını bu belde üzerine çevirdi size hâkim eyledi. Sakın ola ki onun itaat halkasından çıkarmayasız.* dua ve selamımı, yüce padişaha iletesiniz.Selim Han Muhammed Bedahşi hazretlerinin övgü ve muhabbet dolu sözleri ve dualarına mazhar olması karşısında gözyaşlarına engel olamamıştı.*Yavuz Sultan ihtişam ve debdebeye ehemmiyet vermezdi. sâdeliği sever ve sâde giyinirdi. oğlu Şehzade Süleymanın süslü elbisesine Oğlum Süleyman, anan ne giysin!” diyerek sitem etmişti.*Mısır seferinde iken askerinin zırh, Memlüklerin ise zînet ile süslü olduğunu görünce Kemal Paşazâde’ye ‘bunun hikmeti nedir’ diye sormuştu. Kemal Paşazâde Askerleriniz Mısırlıların güzel eşyalarını ganimet almak için her türlü fedarkarlığı yapacaklardır. onların bu durumu sizin zafer nedenlerinizdir demişti.Kendisi için* köşk ve lüks istemezdi. Devletin bir kuruşunun dahi boşa harcanmasına rıza göstermezdi.

*Sultan selim Mısır seferinden dönüşünde** Edirne’ye giderken Sirkeci ile Sarayburnu arasındaki sahile ybasit bir köşk yapılmasını, hazine defterdarına emretmişti* O da Yalıköşkü denilen fevkalade güzel köşkü yaptırmış ve döşetmişti.Selim Han köşkün halini gördükçe huzuru kaçmıştı.Ben sana* para sarfına müsaade etmemiştim. altında dinlenilecek, güneşten korunacak küçük bir gölgelik istemiştim” deyince defterdar müşkülü kurtarmak için köşkü kendi malından hediye* yaptığını söylemiş, kabulünü istirham etmiştir.Bir daha olmaması şartıyla defterdarının ricasını kabul eden Selim Han, onun hediyesine karşılık hil’at giydirmiş ve ihsanlarda bulunmuştur.*Yavuz Sultan Selim’in hazineyi görülmemiş bir zenginlik katmıştır. hazine kethüdasına Benim altınla doldurduğum hazineyi bundan sonra gelenlerden her kim mangır ile doldurursa hazine anın mührü* illa benim mührümle mühürlensin demiştir. mühür Selim Han’ın Mısır seferinde* kullandığı kırmızı akik* bir mühürdür Ortasında*“Sultan Selim Şah”*ibaresi etrafında tevekkülî alâ hâlikî”*dua cümlesi hakkedilmişti. Osmanlı Devleti’nin sonuna kadar padişahlar, Selim Han’ın vasiyetine uymuşlar hazineyi onun mührüyle mühürlemişlerdir.
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-11-2018, 07:07   #3
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak ahmetşimşirgil.com yavuz han

*Selim Han’ın saltanat sürmekten ziyade ilim ve tasavvuf erbabı ile sohbet ve muhabbet etmek gönül sultanı olmak istemektedir şu beyti söyler
Padişah-ı âlem olmak bir kuru kavga imiş
Bir veliye bende olmak cümleden evla imiş
Selim Han’ın Şiirleri âşıkane ve merdanedir. Şayet padişahlık etmeyip şiire yönelseydi, her tarafta meşhur olur onunkiler yanında, okunma hakkına sahip olacak kabiliyette şiir olmazdı” demiştir.
Selim Han’ın* Türkçe şiiri yoktur. Gözlerimden aktı deryâlar gibi yaşım benim Dostlar çok nesne gördü onmadık başım benim Bir direkli iki gözlü köprüdür kaşım benim Sultan Selimin yanında Mal, mülk ve cevherin değeri yoktu. Bütün âdeme hükümdar olmaktansa zavallı bir gönlü gamdan kurtarmayı tercih ederdi. *hakkı severdi. Nâmert, dönek ve korkaklara iltifat; soysuz, mayası bozuk ve cimri şahıslara hizmet etmek en kötü işlerdendi. cahillerle konuşmaktan uzak, şanı yüce, bilgili ve bahtiyar bir padişahtı.Hükümdarlar tac ve tahtta oturup hükümet idare etmekle itibar sahibi olurlardı. O ise olgunluk ve marifet ülkesinin şahı, fazilet ve güzellikler memleketinin şehinşahıydı. Halifelik kaftanı uzun boylarına* layıkıyla varis olmuşken o fakirlere yaraşır elbiseler seçip giyinirdi. Atlas ve altına gösterişli giyeceklere önem vermezdi. gayreti himmeti gece gündüz çalışmaları iyi ve güzel işler* içindi.Harp meydanında* pars ve aslan gibi atılgandı. Onun nazarında cenk* bahar bayramı, yiğit ve kahramanca can verme vakti zafer bayramları idi.

*yüce padişahın öyküsü yazılsa kitap olur. felekler sayfa, yaprak ve defter, yeryüzünün ekseni kalem, kutbu da uç olsa yüceliğini tanımlamada saltanatının haşmetini tasvirde aciz kalır. Yiğitliği, bahadırlığı ve cihangirlikteki titizliği eşsizdi. Güzel yüzü aydın, anlayışı olgun ve yüksek idi. Yüce saltanatının alem sahiplerinin başvurduğu, eyvanı ve gökleri tutan divanı ise kılıç ve kalem ehlinin toplandığı bir yerdi. Hazinede bulunan kitapları okumuştu. Sabahlara kadar devam eden meclisi* manevi ruhlar durağı idi. En sevinçli günü ve en büyük eğlencesi cihad meydanlarında vuruşmasıydı. Savaşın en kızgın anlarında korku bilmez, neşe içinde dolaşırdı Gözü pek, arif bir padişahtı. Dünyanın problemlerini yakinen bilirdi metin, kahraman ve yiğit biri idi ki *göğsünü demir bir siper edinip ok gibi düşman üzerine tek başına atılırdı saflar yarar kaleler döverdi düşman merkezine saldırırdı Şu beyit sanki onun için söylenmişti:Düşman askeri Kaf’tan Kaf’a da olsa Allah hakkı için o savaştan yüz döndürmem. Osmanlı sultanları arasında hünerli, anlayışlı yüksek ve zekiydi adaletli bir sultandı
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-11-2018, 07:07   #4
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak ahmetşimşirgil.com Sultan Süleyman

*Kanunî, Osmanlı padişahlarının onuncusu* İslam halifelerinin yetmiş beşincisidir. Sultan Selim in* oğludur. 27 Nisan 1495’de Trabzon’da Aişe Sultan’dan doğdu. Süleyman ismi, Kur’ân-ı Kerim açılarak verildi. İsmi Neml Sûr-isi otuzuncu âyeti kerimesinde geçen Hazreti Süleyman’ın isminden alındı.Annesi Aişe Hafsa Hatun ninesi Gülbahar Hatun’un terbiyesinde büyüdü Şehzâde Süleyman, yedi yaşında ilim öğrendi sanat sahibi olması için. Devrin tanınmış kuyumcularından hoca tayin edildi kuyumculuk sanatını Askerlik, idare ve komutanlık bilgilerini öğrendi. On beş yaşına kadar babasının yanında kalan şehzâde Karahisar ve Bolu Sancağı’na verildi. sancaklara amcası Ahmed’in itirazı üzerine Kefe sancakbeyliğine gönderildi
*Şehzâde Süleyman, annesi ile* gittiği Kefe’de lalası nezâretinde devlet idaresinde tecrübe sahibi oldu. ilimden uzak kalmadı. Âlimlerin derslerine* katıldı. nasihat dinleyerek fıkıhda yükseldi. Sultan Selim’in* taht mücadelesinde babasına vekâlet etti. sonra, genç Şehzâde, merkezi Manisa Saruhan sancakbeyiliğine gönderildi.* Sultan Selim’in İran ve* Mısır seferleri sırasında Şehzâde Süleyman Rumeli’nin muhafazası ile vazifelendirilerek Edirne’de oturdu. Selim Hanın vefâtı ile yirmi altı yaşında bir delikanlı iken 30 Eylül 1520’de Osmanlı tahtına geçti. Sultan Süleyman yuvarlak çehreli, elâ gözlü, açık kaşlı, doğan burunlu, uzun boylu,* ve yakışıklı idi. Söz ve hareketleri ölçülü ve nâzikti.
Âlim, lerle bulunmaktan hoşlanır,* maddî ve manevî bütün iyi hasletleri şahsında toplamış bir padişahtı

*Sanatkârdı. kuyumculukta mahirdi.İyi kılıç kullanır ve avlanmaktan hoşlanırdı. Arapça, Farsça, Sırpça ile Tatar lehçesini bilirdi İslam ve batı kültürünü iyi tanımaktaydı.Kadirşinas ve iradesi kuvvetli olup istidat sahiplerini himaye ederdi.Az konuşur söylediğinden dönmezdi.Babası Selim Han kadar asabi değil ise de ciddi ve vakur idi.Devrinde İstanbul’da iki yüz* şair ün kazanmış günümüze ulaşmışlardır.* Bâkî,* ve Fuzûlî gibi Sultan Süleyman siyasette ve sanatda başarılıydı ilim ve sanatı himaye ederdi meşhur beyitleri vardı
Yârin muhteşem endâmını görünce bazıları ardıç ağacına, bazıları da elif harfine benzetti. Aynı şeyi söylemek istiyorlar tabii amma, üslûp âlimde başka câhilde başka olmaktadır. herkes meşrebince ifâde ediyor. “*İnsanları eksikleri ile beraber sev. kusursuz dost arayan dostsuz ve arkadaşsız kalmaktadır.Mülk ü dünya kimseye bâkî değil, akıbet berbad olur Ey Muhibbî, “Şöyle farz et kim Süleyman olmuşuz”Sultan Süleyman ömrünü saray eğlencesinden uzak, ilim, gazâ ve memleketlerini imar faaliyetleri geçirdi. Kırk altı yıllık saltanatında sarayı dünyanın en güzel, en alımlı ve câzibeli kadınları ile dolu iken, o Hurrem Sultanı istiyordu Sultan Süleyman’ın, Mahıdevran, Gülfem ve Hurrem* isminde üç hanımı Abdullah, Murad, Mahmud, Mustafa, Mehmed, Cihangir, Bayezid, Selim isimlerinde sekiz oğlu ve Mihrimah Sultan isimli bir kızı olmuştur.*Şehzâde Abdullah, Murad ve Mahmud küçük yaşlarda Şehzâde Mehmed yirmi iki yaşında* Cihangir çok sevdiği ağabeyi veliahd Şehzâde Mustafa’nın öldürülmesi üzerine, yirmi iki yaşında* öldü. Şehzâde Mustafa, idam edildi. Şehzâde Bayezid* isyan ederek kardeşi Selim ile yaptığı mücadelede mağlup oldu İran’a kaçtı ve yolda öldürüldü.
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-11-2018, 07:08   #5
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak ahmetşimşirgil.com II. Murad Hân

*Osmanlı padişahlarının altıncısı olan Sultan II. Murad Han, 1404 de Amasya’da doğdu. Babası*Sultan Çelebi Mehmed, annesi ise*Dulkadırlı Süli Bey‘in kızı*Emine Hatun‘dur. alimlerden dersler aldı. Çocukluğu Amasya, Bursa ve Edirne’de geçti. 1415 de idarî ve askeri tecrübe kazanması için Amasya sancakbeyliğine gönderildi.Osmanlı doğu sınırı idarî bakımdan hassas bir böl*geydi. Türkmen ve Moğollar yaşamakta olup bağım*sız hareket etme arzuları yüksekti. Onları disiplin altına almak güçtü.
Öncr bu işlerle uğraşan şehzade, 1417’de lalası* Hamza Beyle beraber Cenevizlilerden Kafir Samsun’u aldı. *Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal isyanlarının patlak ver*mesiyle Ege bölgesine gönderildi. Vezir-i azam Bayezid Paşa isyanları bastırdı 1421 de tahta çıkmış otuz yıl saltanat sürmüştür. Türbesi Bursa’da* Muradiye* mahallesindedir Kırk yedi yaşında* vefat etti Sultan II. Murad* orta boylu, yassı burunlu, açık alınlı, kırmızıya mail ak benizli, koyu ela gözlü, kumral saçlı, hafif seyrek dişli, iyilik sever hoş tabiatlı bir padişah idi. Altı oğlu ve dört kızı vardı. Oğulları;*Ahmed Alaaddin,*l Mehmed Han,*Sultan Orhan,*Sultan Hasan*ve*Sultan Küçük Ahmed‘dir. Büyük oğulları Sultan Ahmed ve Sultan Alaaddin* Amasya sancak beyliklerinde vefat ederek Bursa’da defnedildiler. Sultan Orhan ile Sultan Hasan ise Edirne’de vefat eylemiş*ler ve Tunca nehri kenarında* Darülhadis*yanında toprağa verilmişler*dir.

*Kızlarından*Fatma Hatun*Çandarlı İbrahim Paşanın oğlu Mahmud Çelebi ile,e evlenmişti. Babasının türbesine bitişik bir türbede yatan Hatice Hatun hakkında malumat yoktur.Sultan Murad büyük bir sarsıntıdan çıkmış olan bir devle*tin hükümdarıydı* çok gençti. Anadolu’da Timur Han’ın ihya ettiği Türk beyliklerinin;* zaafından istifade için fırsat gözleyen Balkan ve Avrupa devletlerinin ihtiraslarıyla karşı karşıya idi. Bizans, sinsice çalışıyordu. Murad Han, Anadolu’da Türk birliğinin kökleşmesi, Rume*li’de hudutlar içinde sakince yaşamayı tercih etmesine rağmen, mem*leket menfaati için asla vazifeden kaçmayan, hayatını* fedadan çekinmeyen cesur, me*tin iradeli ve azimkar idi.Hayatı boyunca o devirdeki en büyük Türk hakanı olan Timur Hanın oğlu Şahruh’a karşı çıkmayıp, çatışmamak için* ince bir si*yaset güttü.* iki Sünni devletin karşı karşıya gelmedi. hükümdarlık hayatı sonunda medeniyet bakımından yeni çağı açacak olan oğlu sultan Mehmed’e mamur ve* ilmî* bir ülke bıraktı.

*Halkının kendisine duyduğu sevgiden dolayı Ko*ca Murad Bey, Koca Murad Gazi isimleriyle anıldı Murad Han, in*ce ruhlu, hassas, lütufkar, adil, merhametli olup sözüne sadıktı* kumanda kabiliyeti yüksekti On iki yaşında şehzade iken başlayan muharebe hayatı, ve*fatına kadar devam etti. İlmî sohbetleri sever, alimleri himaye ederdi ilmi ve ibadeti takvası* fazlaydı. Tek* düşüncesi; son nefesini iman ile vermek, mahşer günü Allahü tealanın huzuruna alnı açık, gü*nahtan pak* çıkabilmekti.bütün ömrünü gazada geçirdi imar işlerine ehemmiyet verdiği için Ebu’l Hayrat*diye anılırdı. Saltanatında Bursa, ve Edirnede imaretler ve medreseler yaptırdı.Edirne’de efendimizin hadislerini öğretmek ve dini bilgilerde öğrenci yetiştirmek üzere cami, medrese ve şadırvanlar inşa ettirdi.*Peygamberimizin, rüyasında II. Murad’a darülhadis yaptırmasını işaret ettiği rivayet edilir. Bu yüzden murat han edirnede darülhadis* külli*yesi inşa etmiştir* Günümüzde Darülhadis külliyesinden cami ve şadırvanı ile bahçesindeki bir iki türbe kalmıştır.II. Murad Han’ın Edirne’de yaptırdığı eserlerin en önemlisi*Üç Şerefeli Camii’dir. minarenin yük*sekliği 67 metredir.* Her şerefesine ayrı yollardan çıkılır. Üç Şerefeli cami Osmanlı erken ile klasik dönem üs*lubu arasındadır* enine gelişen camilere örnektir mimarlar Üç Şerefeli Camii için “Osmanlı mimarisinin dönüm noktası olan abide budur. Bu abide Osmanlı mimarisinin kendini bulmasına bir örnektir ve başarılan bu hamlenin üç şerefeli fatihasıdır. Osmanlı mimarisi Süleymaniyelere, Selimiyelere, Sultanahmedlere ulaşacaktır” demektedir.
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-11-2018, 07:08   #6
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak ahmetşimşirgil.com II. Murad Hân

*II. Murad’ın Muradiye mahallesinde yaptırdığı, yan mekanlı camilerin en güzellerinden biri olan ve kendi adı ile anılan cami ve külliyesi hakkında Hoca Sadeddin efendi*şunları söyler Güzelliği, zarafeti ile anılan bu cami Hünkarın güzel adı ile anı*lır. fakir ve miskinlere oturaklar* ayrılmış, mi*safirhaneler, ve yolcular için* konaklar yaptırıl*mıştır. Sabah akşam zengin sofralar kurulur, ziyafetler verilir. Bi*nek ve yük hayvanları için geniş bir ahır inşa edilmiştir. Hayvan*ların yem ihtiyaçları karşılanmakla yol yorgun*luğu ile perişan olmuş yolcuların, yiyecek sıkıntısı kalmamıştır. Ayrıca çocukların eğitimi,* için bir de muallimhane bina ettirmiştir. Hazreti Mevlana dergahındaki dervişler için* mevlevihane yaptırmakla orası Cennet bah*çesi olmuştur. *Hoca Sadeddin Efendi Murad Han’ın Bursa’daki türbesinin* yer aldığı cami, medrese ve imaret hakkında* şöyle demektedir. Bursa şehrindeki* Büyük Cami çok güzel olmuştur. Caminin girişinde aş pişirilmesi için imaret yaptırılıp, her*kese yemek vermek ve açları doyurmakla görevli kılındı.* dul ve yetimlerin karınları doymuş, dua etmişlerdir Du*rakları Cennet olan ecdadının* yolunda ilim öğrenen gençler için de ayrı yerler yaptırılmıştır. üç yüzden fazla öğ*renci burada eğitim görürdü II. Murad Han Edirne Ergenede köprü yaptırıp, Uzunköprü kasabasını kurdu. Selanik ve İpsala’da camiler inşa ettirdi. Ankara bölgesinde Balıkhisarı adlı büyük subaşılığın köylerini; Mekke yoksullarına vakfetmişti.

*her yıl on bin altını seyyidlere paylaştırırdı. kul hakkından pek sakınırdı. Babası*Çelebi Sultandan kalma, Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere fakirlerine hediye gönderme adetini devam ettirdi.Acem ülkesinden Fazlullah adlı bilgin* Osmanlı ülkesine gelmiş vezirlik makamına* yükselmişti* her yıl Beytullah’a gönderilen akçelerin yollanması vakti gelmişti. Fakat hazinede* akçe bulunamadı. Çandarlı Halil Paşa’dan ödünç alındı Fazlullah padişahın akçaya ihtiya*cı olur. Devletli sultanım. Destur buyurursan toplayayım.”Milletin zekatlarını Zorla alalım.”diyince II. Murad*gazaplandı Bre vezir zekat ve sadaka yoksulların hakkıdır. Biz zekat yemeye müstahak mıyız ki, zorla alalım? Var git işine… deyip”* uzaklaştırdı.*Sultan İkinci Murad Han, ilme ve alimlere hürmet etti memleketi alim ve evli*ya yurdu oldu. Herkesin duasını aldı.Büyük alim*Molla Yegan* ona hac dönüşünde* Fatih’in hocası alim*Molla Gürani’yi*getirmişti. Bu husus eşsiz bir hadiseydi Osmanlı Devleti’nde, devrin*de en çok eser yazılan padişahtı millî kültür alanındaki en büyük hizmeti, Türk diline verdiği önemdir. Yazılan eserlerde açık bir dil kullanılmasını em*rederek Türkçede* titizlik gösterdi. Türkçe eserler yazıldı. Tevarih-i Al-i Selçuk’u, Danişmendname’si,* Farsça’dan çevirilen* önemli eserlerdir.
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




2007-2026 © Siyaset Forum lisanslı bir markadır tüm içerik hakları saklıdır ve izinsiz kopyalanamaz, dağıtılamaz.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi ve görüşlerinizi " iletişim " adresinden bize gönderirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır.


Bulut Sunucu Hosting ve Alan adı