|
![]() |
#1 |
![]() Neye göre bidat konusun da içeriğinde haram olan bir şey olup olmadığına bakılır..
Çalgı da haram olduğu için çalgılı zikir,ilahi haram bir bidat olur çalgı yoksa mekruh ya da müstehab bidat olur bunun kime göresi yoktur içinde çalgı olana zaten kimse helal demez bu kişi tercihine bırakılmış değildir ![]() Ben Said Nursi hazretlerin'in Kainattaki musiki den bahsettiğine eminim tabi bu sözden sizin çıkarımınız farklı olabilir inşaallah ben yanılırım sizi bu fetva temize çıkarır ![]() Şu zaman da görüyoruz Kutlu Doğum bahanesiyle neredeyse yeşil pop diyebileceğimiz uygulamalar üstelik cami bahçelerin de yapılıyor Peygamberi haramla anıp en kötüsü helal işlediklerini sanıyorlar.. Bende İmamı Gazalin'in bir sözüyle bitireyim; "Ses dinlerken, ud, keman, ney, saz, kaval gibi hiç bir çalgı çalmamalıdır. Her çalgıyı çalmak ve dinlemek haramdır. Hoş olduğu, hoşa gittiği için haram değildir. Bir kimse hoşa gitmeyecek şekilde rast gele çalsa da,ustalıkla çalmasa da yine haramdır. (İmamı Gazali-K. Saadet s.326)
![]() Konu depare tarafından (04-27-2011 Saat 12:43 ) değiştirilmiştir.. |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 | |
![]() Alıntı:
İmam Gazzali alimde Mevlana ne? Peygamberimizin 300 alimin rüyasına girerek övdüğü mevlana bence kalkıp haram olanı yapmaz... |
||
![]() |
![]() |
![]() |
#3 | |
![]() Alıntı:
şu yazıyı bir oku derim ..Mevlana Celaleddin Rumi hazretlerinin hakkında: Tasavvuf deryasına dalmış bir Hak âşığıdır. İlmi, teşbihleri, sözleri ve nasihatleri bu deryadan saçılan hikmet damlalarıdır. O, bir tarikat kurucusu değildir. Yeni usûller ve ibadet şekilleri ihdâs etmemiştir. Ney, dümbelek, tambur gibi çeşitli çalgı âletleri çalınarak yapılan törenler ve âyinler, Hazret-i Mevlana’nın vefatından 3-4 asır sonra meydana çıkmıştır. Halbuki o, ney ve dümbelek çalmadı. Dönmedi, raks etmedi. Bunları sonra gelenler uydurdu. 24 binden ziyade beytiyle dünyaya nûr saçan Mesnevî’sine, her ülkede, birçok dillerde şerhler yapılmıştır. En kıymetlisi Mevlana Câmi’nin kitabı olup, bunun da şerhleri vardır. Türkçe şerhlerinden, Ankara vâlisi Âbidin Paşanın şerhi çok kıymetlidir. Âbidin Paşa bu şerhinde, ney’in, insan-ı kâmil olduğunu ispat etmektedir. Mevlevîlik, cahillerin eline düştüğünden, bunlar ney’i çalgı sanarak, ney, dümbelek gibi şeyler çalmaya, dönmeye başlamışlar. İbadete, İslam dininin yasak ettiği çirkin şeyler karıştırmışlardır. Hazret-i Mevlana, bırakın ney çalmayı, oynayıp dönmeyi, yüksek sesle zikir bile yapmadı. Nitekim Mesnevî’sinde diyor ki: Pes zî cân kün, vasl-ı Canan-râ taleb Bî leb-ü gâm mîgû nâm-ı rab. Manası şudur: O halde, Canana kavuşmayı, cân-u gönülden iste Dudağını oynatmadan, Rabbinin ismini kalbinden söyle. |
||
![]() |
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|