|
|
#13 | |
|
Alıntı:
Bu işin birinci boyutu. İşin ikinci boyutu Kürt Sorununun çözümüdür. Bu saatten sonra ne demokratikleşmeden ne de Kürt Sorununun çözümünden geriye dönüş yapılması çok zordur. Türkiye toplumu makûl çoğunluğuyla Kürtlere verilebilecek hakların verilmesinden yanadır veya bir kısmı da sessiz kalarak onaylar. Devletin, Kürtlere haklarını vermede sınırları olacaktır. Zaten devlet eğer vereceği haklarda ölçüyü koruyamazsa Türkler ve Kürtler, Allah korusun ki birbirlerine girebilirler. Kürtler yönetim hakkı için yerel yönetimlerin etkinliğinin arttırılmasına razı olmalılar. Demokratik özerklik veya federasyon günümüz için Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin verebileceği bir hak değildir. Belki 20-30 sene sonra demokratik özerklik veya federasyon düşünülebilir. Kürtler kimlik hakkı için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı veya benzeri bir düzenlemeyle yapılacak vatandaşlık düzenlemesine razı olmalılar. İki kimliklilik, iki ayrı millet (ulus) ayrıştırması bugün için Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin verebilceği bir hak değildir. Belki 20-30 sene sonra o zaman ülkede yaşayan halkın anlayışına göre farklı bir vatandaşlık tanımına gidilinebilir. Kürtler kültürel haklar için Kürtçe seçmeli dersin ilkokuldan üniversiteye kadar üniversite dâhil seçmeli ders olarak okutulmasına razı olmalılar. Kürtlerin bugüne kadar elde edememiş olduğu başka kültürel hakları varsa onlar da verilebilir. Kürtler ana dilde öğretimi zorlamamalıdırlar. Ana dilde öğretim Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bugün için verebileceği bir hak değildir. Belki 20-30 sene sonra ana dilde öğretim konusu bir şekilde halledilebilir. Eğer Kürtler; illa da federasyon veya demokratik özerklik, illa da iki ulusluluk ve Kürt kimliğinin anayasaya girmesi, illa da ana dilde öğretim zorlamasına girerlerse Kürt Sorununun çözümü zorlaşır. Konu Cihannur tarafından (12-25-2011 Saat 06:33 ) değiştirilmiştir.. |
||
|
|
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|