|
|
#8 |
|
Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz: Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz! Kapkaranlıkken bütün afakı insaniyetin, Nur olup fışkırmışız ta sinesinden zulmetin; Yarmışız edvar-ı fetretten kalan yeldaları; Fikr-i ferda doğmadan yağdırmışız ferdaları! Öyle ferdalar ki: Kaldırmış serapa alemi; Dideler bir cavidani fecrin olmuş mahremi. Yirmi beş yıl, yirmi beş bin yıl kadar feyyaz imiş! Bak ne ani bir tekamül! Bak ki: Hala mündehiş Yad-ı fevka'l-i'tiyadından onun tarihler; Görmemiş benzer o müdhiş seyre, hem görmez beşer. Bir taraftan dinimiz, ahlakımız, irfanımız; Bir taraftan seyfe makrun adlimiz, ihsanımız; Yükselip akvamı almış fevc fevc aguşuna; Hepsi dalmış vahdetin aheng-i cuşacuşuna. Emr-i bi'l-ma'ruf imiş ihvan-ı İslam'ın işi; Nehy edermiş, bir fenalık görse, kardeş kardeşi. Kimse haksızlıktan etmezmiş tegafül ihtiyar; Ferde raci' sadmeden efrad olurmuş lerzedar. Bir, neyiz? Seyreyle artık; bir de fikr et, neymişiz? Din de kürkün aynı olmuş: Ters çevirmiş giymişiz! Nehy-i ma'ruf emri münkerdir gezen meydanda bak! En metin ahlakımız, yahud, görüp aldırmamak! Yıktı bin mel'un kalem namusu, bizler uymadık; "Susmak evladır" deyip sustuk... Sanırsın duymadık! Kustu bin murdar ağız (din)'in bütün ahkamına; Ah, bir ses bari yükselseydi nefret namına! Altı yüz bin can gider; milyonla iman eksilir; Kimseler görmez! Gören sersem de Allah'tan bilir! Sonra, şayet şahsının incinse, hatta, bir tüyü: Yer yıkılmış zanneder seyr eyleyen gümbürtüyü! Kırkın aylıktan biraz, yahud geciksin vermeyin; Fodla çiy kalsın, "pilav bitmiş" deyin, göstermeyin; Fes, külah, kalpak, sarık vermiş bakarsın el ele; Mi'delerden fışkırır ta Arş'a aç bir velvele! Ortalık altüst olurken ses çıkarmazdım, hani, Öyle bir dernekte seyret gel de artık sen beni! Göster, Allah'ım, bu millet kurtulur, tek mu'cize: Bir "utanmak hissi" ver gaib hazinenden bize! Mehmet Akif ERSOY |
|
|
|
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|