♥ Oku Beni Ey Kitap! ♥ Siyaset Forum Farkıyla ! Belirlenmiş bir kitabın üyeler tarafından okunduğu, yorumlandığı ve bilgi akışının sağlandığı bir bölümdür. |
Anketimiz: Lâ'yı nasıl buldunuz? | |||
Beğendim, şahâne idi |
![]() ![]() ![]() ![]() |
2 | 40.00% |
Beğendim |
![]() ![]() ![]() ![]() |
2 | 40.00% |
Beğen-me-dim |
![]() ![]() ![]() ![]() |
0 | 0% |
Berbattı =) |
![]() ![]() ![]() ![]() |
0 | 0% |
Karışık duygular içerisindeyim, neyi işaretleyeceğimi bilemiyorum ![]() |
![]() ![]() ![]() ![]() |
1 | 20.00% |
Katılımcı sayısı: 5. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor |
![]() |
|
![]() |
#1 |
![]() Ve ki irade İRADE'yle çelişik değildi. Uzlaşıktı, birleşikti. İRADE'nin içindeki irade: Gayret ve Niyet'ti.
O da Rahman'ın nefesi. Öyleyse İRADE İRADE'nin içindeydi, İRADE İRADE'nin üzerindeydi. Hepsi de İRADE'ydi. Bu muammanın nasılına niçinine akıl yetirmeye çalışırken, satırları izlemek, sütunları inmek, sayfaları geçmek için acele ederken, Âdem, harflerin iyice silikleştiğini, sayfaların tümüyle karardığını, kelimelerin yok olduğunu fark etti. Sonrası sır, sonrası dokunulmazdı. Sonrası Âdem'e karanlık, hele benîâdem'e kapkaranlıktı. Senin bilme sınırın şimdilik buraya kadar, daha ileri geçemezsin. Daha fazlasına güç takat yetiremezsin. En fazla bunu okudu. İçini büyük bir bilmezlik duygusu kapladı Âdem'in. Bilmek, kavramak, kelimeye çevirmek, isimlendirmek isteyen insan yanıyla büyük bir eksiklik hissetti. Ama bu duyguyla da sınırını, hacmini, muhtevasını, gücünü ve güçsüzlüğünü bildi. Bilmezlik duygusuyla en fazla dolduğu o ânda bildiği şeyi de hissetti. Demek bilebileceği son kelime Bilinmezlik'ti. Bir Bilinmezlik kelimesini söyleyebilmek için esma taliminin gözdesi bunca kelime bilmiş, bunca isim söylemişti. Belli ki o ilimden kendisine verilen az bir şey'le yetinecekti. Ama Âdem, bilgisinin ulaşabildiği son sınır çizgisinde, aklının son devinimiyle aklını sınır dışı ederken, kendisine verilen isimlerden birinin, verilmeyen bütün isimlerin yerini tutması gerektiğini de düşünebildi. Kalb'i öyle seçti. Aklına sığmayanları Kalb'inde bir araya getirdi. Kelimeler Kitabı'nda Yaratan'ın ismi Kalb'in içindeydi.
![]() |
|
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 |
![]() Geçen sene bu zamanlarda okumuştum kitabı.
Yusuf ile Züleyha gibi sürekli gözümün önünde durur açar bakarım satır altlarını çizdiğim kısımlara... Kitabı okurken olayın içine giriyo insan, öyle bi üslupla yazılmış ki! Olay birebir görür gibiydim her satırda... Harika bir şeçim olmuş.. Yeni görüyorum nedense ![]() |
|
![]() |
![]() |
#3 |
![]() Başlık hepinize küstü işte
![]() Âdem'in âdemliği kabahatle başladı, bilmekle biçimlendi, zehir menzillerinden geçti. Arınmakla tamamlandı. Afla mühürlendi. Suyla yoğrulmuş toprak bedeni hamdı Âdem'in, ateşlerde yandı, pişti. O zaman, getirdiler, cennetin zemini akanyıldız bezemeli atlas örtüsünü, üzerine çekti. Sabah vaktinin laciverdi. Akşamın tazeliği. Âdem'in örtündüğü ancak kendisine yetebildi. Bir adım atabildi. Sıyrılan bulutların arasından ışığın parladığını yapraktan değilse de gölgeden okuyabildi. Güneşe değilse de gölgeye bakabildi. Sendeleyerek birkaç adım daha atabildi. Ceylanların, mavi gagalı kuşların, turuncu gölgeli ağaçların, altın rengi derin uçurumların, süt ve bal ırmaklarının, incilenmiş köşklerin kendisine bakmasına tahammül edebildi. Üzerinden önce bir yıkım sonra bir af geçmişti. Kalbinin üzerinden o büyük ağırlık kalktı. Çilenin sonuna geldiğini anladı. Uyumamışta ama kabustan uyandı. Bundan sonrası? Âdem'in yolculuğu. Şimdi bir filbahri dalının altında gözlerini açtığı günkü kadar masumdu. |
|
![]() |
![]() |
#4 |
![]() Arkadaşları ve bizleri mazur görün , o kadar kaypak siyasi yönler varki eğilipte bu güzel çalışmaya eşlik edemedik.
Siz farklı bu güzel yönünüz ile zaten bizlere menbadan taşıyorsunuz , mevlam razı olsun gönlünüze sağlık. |
|
![]() |
![]() |
#5 |
![]() |
|
![]() |
![]() |
#6 |
![]() |
|
![]() |
![]() |
#7 |
![]() Cennet: kaybettiği
Havva: bulamadığı Yıllarca Adem Havva’yı aradı. Hiç pişman olmadı, hiç şikayet etmedi. Kalbi hiç kaymadı, güveni hiç sarsılmadı. Yoruldu ama yolundan dönmedi. ~ ~ ~ Bütün yorgunlukları arkasında bırakmış, aşılmaz zannedileni aşmakla onanmış Bir kere değil çok kere, bir şeyle değil çok şeyle sınanmış Bir dünya yolculuğu geçmişti üzerinden Adem’in. Ama belli ki cennet bir kere yitirilse bile kazanılabilir bir şeydi. Baştan ayağı dikkat kesildi Adem ve Havva’yı bekledi. Belliydi Havva’nın geleceği, gelmeyecek olan böyle beklenmezdi. Bir rayiha gibi içine düşen umutla Adem: “bekliyorum öyleyse gelecek” dedi. Bu kadar çok çağırdığı için. Bir devri kapadığını, bir devri açtığını fark etti. Ân geldi; Adem, Havva ile iki dünyanın birleştiği yerde bir araya geldi. Gelen Havva değil, yitirilmiş cennetti.. |
|
![]() |
![]() |
#8 |
![]() Cennetten çıkınca yanlarına çok şey alamadılar. Adem tüm kelimelerini aldı, tüm bilgeliğini; Havva'yı tekrar tekrar anlatabilmek için... Havva, annelik duygusunu aldı. Aşkın yüküyse o kadar ağırdı ki taşıyamadılar, bölüştüler.
Çok sert bir düşüş yaşadılar. Adem, tüm kelimelerini kaybetti. Bilgelini, kendini Havva'da izlediğinde tekrar bilecekti. Havva ise annelik duygusunu hafif de olsa yitirdi. O da Kabil ile Habil'e sahip olduğunda tekrar bilecekti. Aşksa, birbirlerini görene kadar gizliydi. İkisi birden tekrar buluşunca öğrenilecekti. Gizli bir anlaşma gibi düzüldü defter, Kabil ile Ayartıcı arasında. Duyduğu sesleri değil, duyması gerekenleri söylüyordu kulağına. Yasak meyveyi yerken yanlarında olsaydı Kabil, O da bilecekti bu sesi. Değildi. Mazlum bir kardeş değildi yitirilen, tüm insanlıktı. |
|
![]() |
![]() |
#9 |
![]() Adem bu kez Havva'ya seslendi.
Dedi: Ey ismimin bütün harfleri, ey benim benliğim, benliğimin sen'i. içimde tecelli bulan latif esmasınca, her anımın şimdisi. Her gecikmişliğimin telafisi. Artır kelimelerimi. Göster yüzünü, cennetlik et beni. Dünyanın son gününe kadar yaşasam, bambaşka bir gözle görmüşlüğüm, görülmüşlüğüm. Çünkü cennette gördüğüm, görüldüğüm. Gençliğini gördüğüm, gençliğine görüldüğüm. Bir esenlik bahçesinde zorlamışlığım, zorlanmışlığım. Sınadığım, sınandığım. Sınavım. Kaybım. Kaybımda kazancım. Yani kârım, kârgâhım. Nihayetinde kararım, karargâhım. Bu nedenle yeri hiç kimseyle dolmayacak olan ve yerimi doldurmayacak olanım. Etin etimden, kemiğin kemiğimden. Ay ışığında oku harflerimi, ay ışığında yaz nameni. Senden önce öleyim ki ölümden korkma. Benden evvel öl ki ölümden korkmayayım. Öyleyse dirimim gibi ölümümde de arkadaşım. Ey benim yaradılışım, yolunu kaybetmiş yol arkadaşım. Kimin bağrındaki kemikten yaratılmışsan ona gel. Eksik parçamı arar gibi seni arıyorum ben. Sen de beni ara. Boşluğunu doldur, eksiğini tamamla. Dünya dediğin bir kaza ertesi. Aç kapılarını. Elinle koymuş gibi bıraktığın yerde bul beni. Gel neredeysen. Cennet olsun yeniden... |
|
![]() |
![]() |
#10 |
![]() Ben de aldım bu başlıktan ve alıntı yapılan kısımlardan etkilenip...
Ama hiç vaktim yokki o güzelim satırları burada paylaşayım... Acizane okumayanlara okuyun diyebilirim sadece... |
|
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|